16 Nisan 2014 Çarşamba

Bu yaz düzenleyeceğim Bdsm partisi hakkında bilgi ve detaylar.

Pekala şu Bdsm partisi detaylarını netleştireyim. Alakalı alakasız mailler, sorular geliyor. Parti katılım detaylarını yazacağım böylece kimler, nasıl katılabilir daha iyi anlaşılır...

1- Böyle partilerin tüm dünyada olmazsa olmaz kurallarından biri ''18 yaş'' sınırı.Yani bu partiye 18 yaşından küçükler katılamaz, üzgünüm. Bunun dışında 18 yaşından büyükler için yaş sınırı yok tabii 70-80 yaşında olup ben de geleyim diyenleri de kabul etmiyoruz...Yani 18 yaşını doldurmuş dişi-erkek kişiler katılabilir...

2- Dişi köleler, erkek köleler tek katılabilir, ya da sahipleriyle katılabilirler. Dominant-Master-Mistress olanlar köleleriyle katılabilir. Tabii kimin Master-Mistress kimin köle olup olmadığını anlamak için ve sahte-alakasız kişileri bertaraf etmek için bazı testler olacak. Bu testlerin nasıl olacağını söylemeyeceğim, adaylarla iletişime geçtiğimde detayları söylerim...

3- Bu parti Bdsm severler, Bdsm hayatı yaşayanlar için yapılacak bir parti fakat henüz Bdsm ile tanışmamış, bu hayatı yaşamamış ama merak eden, yaşamak-öğrenmek isteyen bazı çiftlere de kapımız açık. Yani swinger çiftler, evli çiftler ya da bekar ama partner çiftler de katılabilir. Tabi partinin konseptine, ortama ayak uydurmaları kaydıyla ve yine onlara da az önce bahsettiğim bazı testleri uygulayacağım böylece alakasız-sahte kişilerin partide olmasının önüne geçmiş olacağız...

4- Burada her detayı yazmıyorum. Yani burada mekan, kişiler, adres gibi şeyleri alenen yazmam saçma olur. Katılımcılar bana özelden ulaşabilir, emin olduklarıma detayları vereceğim. Bunun dışında burada adres, mekan, ev vb. diğer bazı detayları yazmamı beklemeyin...

5- Kesin tarihi henüz netleştirmedim ama şunu diyebilirim ki yaz sonuna doğru olacak. Fakat şimdiden duyuru yapıyorum ki bir kaç ay sonrasına herkes kendini ayarlayabilsin ve katılımcılar şimdiden netleşsin. Ben de kişi sayısına, duruma göre mekanı, diğer detayları halledebileyim...

6- Bu düzenlediğim ikinci parti. Geçen yaz ilkini yapmıştım, bu yaz ikinci olacak. Fakat bu yaz kariyer ve özel işlerimden dolayı bazı kısımları es geçeceğim. Yine de herkesin çok eğlenip, keyif alacağından şüphem yok.

7- Mail adresim güncellendi. Yıllardır kullandığım eski mail adresimi güncelledim. Parti katılımı için ya da diğer konularda eski mail adresimden bana ulaşmaya çalışanlar oluyor. Bir kez daha yeni-güncellenmiş mail adresimi yazayım. Parti katılımı ve diğer konularda bana buradan ulaşabilirsiniz.

(master.ruaa@gmail.com)

Şimdiden herkese teşekkürler, detaylar ve diğer konular için mail adresimden iletişime geçebilirsiniz. Bir kaç gündür parti için sorular, mailler geliyor ama kafası karışık olanlar için bu maddeleri ve detayları yazdım. Diğer detaylar için mail'den ulaşabilirsiniz. 

Teşekkürler.

Master RuA

13 Nisan 2014 Pazar

Yenilenmiş-Güncel Mail adresim...

Bdsm partisine katılım için bana ulaşmak isteyenler ya da genel başka konularda ulaşmak isteyenler eski adresimden ulaşmaya çalışıyor. Mail adresim değişti...

Yeni Mail adresim ;   master.ruaa@gmail.com

Parti katılımı ya da diğer konularda buradan ulaşabilirsiniz. Eski adresime ulaşmaya çalışanlar sorun yaşadığını söylüyor. Güncel mail adresimi yazdım böylece iletişim sorunları ortadan kalkar.

27 Mart 2014 Perşembe

Saçından tutup sertçe becermek.Gücün kontrolün erkekte-efendide olması ve kölesini hunharca becermesi.Tüm arzu ve şehvetle...
Efendisi boşalırken ağzı açık hazır bekleyen ve akacak sıcaklığı arzulayan bir köle o an için azdırıcı bir manzara sunar...
Biraz public disgrace.Köle her yerde köledir ve her an hizmete hazır olmalıdır...
Hmm ideal bir köle bu hizmetleri keyifle sunabilmeli...Özellikle oral yapan ve layıkıyla yapan bir köle her daim keyif verici olmuştur.
Hmm biraz meme zorlaması ve acıyla karışık zevk...

26 Mart 2014 Çarşamba

Hmm yaramazlık yapmış ve cezayı haketmiş bir köle.Efendisi dizine yatırmış ve beyaz kıçını kızartıyor.Hoş bir manzara...
Köle efendisinin önünde nasıl da hazır ve kendini sunmuş! Efendisi de nasıl güzel,sakince okşamakta...İşte kendini adamış,sunumda ve hazır bekleyen bir köle...

15 Ocak 2014 Çarşamba

Aylin ve profesyonel D/s ilişkimiz

Bugün Aylin'le olan taze ve profesyonel D/s ilişkimizden söz edeceğim.Aylin kod adı,gerçek ismini kullanmamda sakınca görmüyordu fakat ben kod ismiyle yazacağım.
Aylin 34 yaşında,üst düzey bir yönetici.Yurtdışında okumuş,master yapmış,3 dil biliyor,pek çok ülkede yaşamış alımlı,kültürlü,özgüvenli,eğitimli,hoş biri.Kumral uzun-hafif dalgalı saçları,sade ama hoş bir makyajı,dişi giyim tarzı olan hoş bir dişi.Diksiyonu oldukça düzgün,mimikleri belirgin ve vücut dilini iyi kullanıyor.Her anlamda donanımlı biri...

Aylin 3-4 gün önce mail'den bana ulaştı,kendini tanıttı ve konuşmaya başladık.Akabinde uzayıp giden akıcı sohbetler devam ederken mental ve kültürel olarak uyumumuz aşikardı.Kahve içip,yüz yüze konuşmak için sözleştik ve dün buluştuk.Aşırıya kaçmayan ama bariz dişi bir giyim,hoş ama sade bir makyaj,hoş bir gülümsemesi,özgüvenli bir duruşu ve sıcakkanlı bir hali vardı.Kahvelerimizi yudumlarken koyu sohbetlere daldık laf lafı,konu konuyu açtı,vakit nasıl geçti anlamadık.

Aylin hem yurtdışında okumuş,hem iş icabı sık sık pek çok ülkeye giden biri.Avrupa-Amerika ve Türkiye arasındaki kültür,yaşam,rahatlık farklarının çok çok bilincinde,tıpkı benim mentalitemde ve her açıdan aynı kafadayız.Aylin'in beklentisine gelecek olursam  bir  M/s ilişki istiyordu fakat gerek yoğunluğundan gerekse kendine özel bazı nedenlerden dolayı 7-24 bir ilişki şu an için sağlıklı olmayacağından dolayı bu ilişkiyi Pro-dom şeklinde bekliyordu.Yani profesyonel bir Efendi'den ücret karşılığı seans almak,Bdsm ilişki yaşamak.Daha önceki bir yazımda bu konuya değinmiş ve Avrupa-Amerika'da pro-dom ilişkilerin yaygın olduğundan söz etmiştim,fakat Türkiye'de normal Bdsm bile doğru dürüst yaşanmazken pro-dom olacak kişiler bir elin parmağını geçmezdi haliyle.

Şu an için para alarak böyle birşeyi yapmayı düşünmediğimi söyledim ve gayet kararlı bir yüz ifadesi ve mimiklerle bunu dile getirdim,fakat Aylin ısrarcıydı,o'nun ısrarları kararımı değiştirmezdi fakat şu cümleleri beni ikna etti...

Aylin; Bakın para ile profesyonel bir ilişki,seans istiyor olmam sizi satın aldığım ya da maddi gücümle etki altına almaya çalıştığım manasına gelmesin,tam tersine ben size aşırı saygı duyuyorum,uzun zamandır blog yazılarınızı takip ediyorum,şimdi karşımdasınız ve yazılarıyla paralel tutarlı,oturaklı,ne istediğini bilen bir Efendi ile konuşmaktayım.Bu yüzden hem saygımı,takdirimi ve hakettiklerinizi sunmak adına hem de mevcut durumda 7-24 bir M/s ilişki için yeterli zaman ve şartların uygun olmayışından dolayı profesyonel bir M/s ilişkiyi tercih ediyorum,böylece hem size takdirimi sunmuş olacağım hem de aramızdaki durum profesyonel boyutta olacağı için ben de içimdeki ''köle dişi'' dürtülerimi seans dilimleri içinde uzmanlığınızla birlikte özgürce yaşayabileceğim...

Bu sözleri beni ikna etti.Akabinde karşılıklı anlaşmış olmak ve saatler süren keyifli sohbetimizin etkisiyle eve geçtik ve 2-3 saat boyunca güzel şeyler yaşadık.Aylin adeta kendinden geçti,çünkü 2 yıldır Türkiye'ye temelli yerleştiğinden beri hiç M/s ilişki yaşamamış ve 2 yılın verdiği birikimle,hasretle ve uygulamalarımdan sonra adeta herşeyi ilk kez yaşıyormuşçasına uçtu ve kendinden geçti.Aylin'in bu halleri bana ziyadesiyle keyif verdi ve ben de her saniyesinden bolca keyif aldığım bir 2-3 saat geçirdim.Sonra karşılıklı teşekkür ettik ve sonraki seans'da görüşmek üzere vedalaştık.

Bu aralar hayatımda gerek iş anlamında,gerek özel anlamda pek çok önemli ve güzel gelişmeler oluyor.Takdir edilmek,saygı duyulmak,güzelliklerin sunulması aldığım işler vb. şeylerle ödüllendirilmem pek çok açıdan keyifli günler yaşıyorum.Belki herkesten-çoğunluktan saygı,anlayış,takdir görmüyorum fakat az ama kaliteli kişilerden,kurumlardan saygı,takdir görmek,beğenilmek her anlamda çok keyifli.Aylin şu an için hayatıma renk kattı ve çok güzel bir keyif oldu.Tamamen profesyonel bir M/s ilişkimiz var fakat eğitimi,kültürü,duruşu,yaklaşımı ve dişiliğiyle takdirimi kazanmayı başardı.Böyle keyifli,kasmayan,ne istediğini bilen ve kendini net ifade edebilen dişileri ayrı bir seviyorum.Teşekkürler Aylin dişiliğin,hoşluğun,verdiğin keyif için...

22 Aralık 2013 Pazar

Riyakar orospular

Türk dişileri...Riyakar,sinsi,korkak,aptal,moron,saçma sapan halleri olan mahluklar.Üslubum beni ilgilendirir,burada kimseye canım cicim çekecek,sahte yapmacık jargonlar kullanacak değilim.Suçu hep erkeğe,Türk erkeğine atan Türk dişileri.Defalarca söyledim ben Türk erkeklerini savunmuyorum! Çoğu odun,moron,abaza,dangalak evet bunların ben de farkındayım...Emin olun çoğu dişiden daha çok kızıyorum,nefret ediyorum bu moronlardan....Fakaaaatttttt paragöz,sinsi,korkak,iki yüzlü Türk dişilerine ne demeli? Her sıkıştığında,her haksız çıktığında suçu erkeklere atan rezillere ne demeli?

Pek çok dişiyle,köleyle vb. muhattap oluyorum.İşim gereği,ortam gereği onlarca farklı insanla konuşuyor,tanışıyor onlarca farklı olaya şahit oluyorum hayatımda.

-Köle bazen de normal dişiler laf arasında konu açıldığında diyor ki ; ''zenciyle olmak istiyorum,denemek istiyorum,hem penisleri de büyük''

Pekiii diyorum bu adamların çoğu Afrikadan geliyor...Sonuçta Amerika'da okuyup,orada doğup büyüyüp yaşayan,sağlıklı biri gelip yerleşmiyor Türkiye'ye.Afrika'dan kaçak yollarla gelip saat satan,uyuşturucu satan,karılarını satan yüzbinlerce siyah doldu memleket...

-Pekii diyorum ''bu adamlar Afrikadan geliyor taharet almazlar,duş desen ayda bir belki,ayrıca sünnetsizler ve Aids oranları çok yüksek'' dediğimde

 -''olsun çözümü vardır'' diyor...

 -''Nedir o çözüm'' dediğimde,

 -''bilmiyorum bakarız elbet vardır'' diyor!

Bak bakk bakk elbet vardır! Hatun aids'i tedavi edecek neredeyse dünya tarihine geçecek!

Ayrıca yine pek çok dişi köle ya da normal dişi farketmez,özellikle yaz geldiğinde güneye tatile akın ediyorlar,ve evli kadınlar da ağırlıkta.Sırf kocası duymasın,anlamasın diye yabancı-avrupalı vb. erkeklerle oluyor,yatıyorlar...İnanın sırf yabancı diye,sırf baş ağrıtmaz diye 55-60 yaşında adamlara,göbekli adamlara,kendi ülkesinde hırsız,işsiz güçsüz olan 5 para etmez adamlarla sırf yabancı diye birlikte olan nice Türk hatunu biliyorum,tanıyorum! En basit örnekle yine sünnetsiz olduklarından ve çoğunun kendi ülkesinde 5 para etmez adamlar olduğundan bahsediyorum,umursamıyorlar.!

Bu arada sünnet vurgusu yapıyorum şu yüzden.Dini boyutu yüzünden değil,sağlık boyutu yüzünden vurgu yapıyorum.Bugün pek çok Avrupalı,Amerikalı artık sünnet olmaya başladı,neden!? Hem görsel açıdan,hem sağlık açısından...

Sağlık açısından sünnet olmanın faydaları.Sünnetsiz deri altında miktropları,pislikleri vb. barındırır.Mikroplar sünnetsiz deri altında sıcak ve kapalı ortamdan dolayı ürer ve çoğalır.Yine ayrıca gözle görülür bilimum pislik orada birikir.Yine ayrıca sünnetsiz penis başı,sünnetli penise nazaran daha az zevk alır.Yine ayrıca görsel olarakta sağlıksız ve çirkin durur.İşte tüm bu sebeplerden dolayı sünnete vurgu yaptım! Fakaaatt dişilerimiz ''çağdaşlık,rahatlık,sex,batılı erkek'' adı altında sünnetsiz,pis,her türlü sağlıksız şeye açık,artı yaş ve görsel olarak 5 para etmez adamlarla ''sırf  batılı'' ya da ''sırf yabancı'' diye onlarla olmaktan,altlarına yatmaktan,bunları geçtim ''peşlerinde koşmaktan'' geri kalmıyor...

Yine bu aynı hatunlar evlerine,şehirlerine,iş yerlerine döndüklerinde o klasik ''Türk kadını'' triplerinden,nazlarından,hallerinden ödün vermiyorlar! Yahuuu Antalya'da,Muğla'da altına yattığın herif ülkesinde kaportacı,hırsız,ya da sağlıklı çalışabilir olduğu halde devlet yardımıyla geçinip 1 gün olsun çalışmamış,sünnetsiz,pis adamlar amaaaa kendi ülkendeki erkeğe ''defol amelee,işin-mesleğin ne,araban var mı,ayy bu kıyafetler ne'' vb. vb. vb. demeyi biliyor aynı orospularrrrr....

Herif göbekli,60 yaşında ama olsun turist.!!! Herif kendi ülkesinde devletten geçinir,1 gün işe gitmez ama olsun yabancı...!!! Herif sünnetsiz,bakımsız,sağlıksız ama olsun batılı...!!! İki yüzlülük,aşağılık,rezillik,pislik ne ararsan mevcut bu hallerinde! Hayır sakın bana bunu yapan kadınlar az ya da istisna demeyin! Tam tersine bu ülkede ''bunu YAPMAYAN kadınlar AZINLIKTA''...Blogumda yaptığım,söylediğim,yazdığım pek çok konu 1-2 kişiden yola çıkarak ya da anlık değerlendirmeler değil..Türkiye'de gitmediğim şehir,girmediğim ortam kalmadı.Hakeza 5 ülkede yaşadım,bir o kadarına gittim,onbinlerce insan tanıdım hayatım boyunca.Hiç bir gözlemim,söylemim bir iki kişiden ya da anlık şeylerden ibaret değil..Onlarca,yüzlerce gözlem,yaşanmışlık sonucu bildiğim ve yorumladığım konular..


İşte bizim burada kasıntısından,havasından,bahanelerinden geçilmeyen orospularrrr söz konusu yabancı erkek olunca Afrikalı-Batılı-sünnetsiz-pis-işsiz güçsüz-yaşlı demeden gözleri kapalı atlıyorlar...Tüm bu söylediklerim tez ya da nadir olan şeyler değil.Gözlerinizi açın,sorun,takip edin,hayatı ve etrafınızı iyi gözlemleyin bu dediklerime sizde bolca ama bolcaaaaaaaaa şahit olacaksınız....

Aşağılık rezil Amerika'da okurken kölelik-bdsm adı altında 5-6 tane Amerikalı piçe 4-5 yıl boyunca kölelik yapar...Hizmet eder,yemek yapar,çamaşır bulaşık yıkar,hepsine oral yapar,domalır,her türlü sex ihtiyaçlarını karşılar,her türlü kölelik yapar,piçler bu orospuya gangbang yapar,sikerken KAMERAYA çeker,her türlü maddi-manevi kullanır  ama kendi ülkesine gelince ''ayyy Türk erkeği mi,ayy burda yapamam,ayy burda şu bu derr...'' (yaşanmış olay...)

Aşağılık reziller,riyakarlar ''sözde KÖLE'' Türkiye'de sana bana nazlanır,kasıntılık yapar,korkar,Bdsm der durur ama türlü saçma bahane bulur,oysa aynı riyakar rezilll İngiltere'ye gidince Bdsm bardan çıkmaz,bar'da hiç tanımadığı adamın davetini kabul eder,yetmez grup sex-swinger-bdsm partilerine katılır,yetmez KAMERA kaydı olan ortamlarda her türlü münasebeti uygular ama Türkiye'ye dönünce ''ayy kameraya çekmesinler,ayy bar'da tanıştım defol,ayy'' diye diye kasarlar..Seniii rezilll riyakarrr Türkiye'de ki KAMERA da İngiltere'de ki ne!!?? Seni riyakar rezilll kendi memleketinde kölelik-bdsm deyince kasıyorsun da İngiltere'de bar'da tanıştığın adamla aynı gece evine gidip,her türlü şeyi yaşamaktan,arkadaşlarına ve bilimum ipsiz sapsıza seni sunmasından,seni KAMERA'ya çekmesinden gocunmuyorsun,kölelik yapmaktan çekinmiyorsun...! (Yaşanmış olaylar...Bu şekilde tanıdığım en az 40-50 tane dişi sayabilirim...)

Edirne'den çıkınca Avrupa,Amerika,Asya,Afrika dünyanın dört bir yanında açılan,saçılan,külotsuz gezen,barlardan çıkmayan,önüne gelene veren,bdsm-grup sex-swinger ortamlarına giren,hatta KAMERA kaydı yapılan ortamlara girip her türlü sexi,münasabeti yaşayan bu rezil,iki yüzlü,sinsi dişiler nazarımda değil herhangi bir iyiliği,köleliği nefes almayı bile haketmiyor.Oksijen tüketen,yer kaplayan adi,riyakar yaratıklar...

Ahhh şimdi bir kaç rezil sürtük Türk erkeğinin kıroluğundan,pisliğinden,diğer hallerinden dem vurup o yüzden yabancı erkeklerle oluyoruz diyecek...Yahuuu her Türk erkeği mi kıro!? Her Türk erkeği mi pis!!? Her Türk erkeği mi abaza!? Hiç mi aklı başında erkek yok!?Varrr amaaa sen aklı başında adamın kıymetini bilmezsen,kasıntılık yaparsan,iki yüzlülük yaparsan sonra ''ADAM'' bulamazsın..! En kolay bahaneye sığınıp ''amannnn Türk erkekleri öküz'' der geçersin ama öte yanda iki yüzlülüğünü sergiler her türlü rezilliği yaparsın işine geldiği gibi...!

Diğer açıdan bakalım.Hadi Türk erkeği şöyle böyle yahuuuu Afrikalı adam sünnetsiz,2-3 ayda bir duş alıyor,Aids ihtimali yüksek,uyuşturucu satıyor,Afrika'dan eşlerini ya da eşleri olmayan kadınları getirip pazarlıyor ama onunla gözü kapalı olmaya razısın! Hani Türk erkeğine atıp tutuyordun! Okuma yazması bile olmayan,sağlık açısından riskli,uyuşturucu-kadın satan adamla birşeyler yaşamaya okkk ama Türk erkeğine gelince aman yok kalsın.! Sizi iki yüzlü rezillerrr...

Tüm bunlar anlık kızgınlık,tez ya da uydurma şeyler değil.Yılların gözlemi,birikimi,bilgisi var.Hayatım boyunca onlarca farklı işte çalıştım,5 ülkede yaşadım,30 bin küsür insanla tanıştım,gezmediğim yer kalmadı.Bırakın da bu kadar gözlemi net şekilde yapabileyim....

Hal böyleyken bir Türk dişisiyle Bdsm yaşamak,Bdsm hayatı yaşamayı beklemek! Haahhh tam bir komedi...Yüzüne bile tükürmeyeceğim yaratıklarla dolu etraf...Yarısı korkak,pasif,bahaneleri bitmeyen diğer yarısı ise sinsi,iki yüzlü,çıkarcı,işine geldiği gibi davranan-yaşayan dişiler...Bunlarla Bdsm yaşamak mı!? Haaahh ancak 100.000 dişiden 1-2 dişi çıkıyor aklı başında...Gerisi yaa korkak ya da  riyakar,sinsi...İşte bu yüzden bu ülkeden hiç bir anlamda umudum yok,işte bu yüzden 4 yıldır kölem yapmadım kimseyi,işte bu yüzden sürekli iki yüzlü,korkak,yalancı,sinik,işine geldiği gibi davranan sahte efendiler ve saçma dişilere bolca gönderme yapıyorum....Gerçeklik ve dürüstlük zor zanaat,herkeste bulunmaz...



İzmir

İzmir...Sevdiğim ama hala tam çözemediğim o efsane şehir...

Benimle buluşan,görüşen,direkt iletişime geçen,tanışan (son 1 yılı baz alarak konuşuyorum) sub-slave adayı ya da gerçekten sub-slave olan 27 kişiden 19 tanesi,evet 27 kişiden 19 tanesi İzmir'liydi...Ayrıca bu rakam sadece blogumdan bana ulaşan kişiler,blog dışında farklı plarformlarda bugüne kadar tanıştığım ve hatta kölem olan pek çok kişi içinde İzmir'li kadınlar yine başı çekiyor...Dediğim gibi blog üzerinden oran vermem gerekirse birebir iletişimde olduğum,görüştüğüm 27 kişiden 19 tanesi yani % 70'i yaklaşık 4/3'ü yani tanıştığım her 4 kişiden 3'ü İzmir'li...Bu konu yıllardır kafamı kurcalıyor..!! Bdsm ve sex denince neden karşıma tüm noktalarda İzmir çıkıyor.!? Tüm bunlar tesadüf olamaz...Hiç birşey bunları tesadüf,şans vb. diye açıklayamaz.Zaman içinde kendimce artık şu kanıya vardım.İzmir Türkiye'nin Bdsm-Fantazi-Sex başkenti...Kendimce mantıksal çıkarımlar,teoriler ürettim haliyle.İzmir dişileri eğitimli,çağdaş,rahat,özgüvenli büyüyen-yaşayan kültürlü,sex vb. konularda tabuları aşmış kişiler.Genel İzmir yapısı,kültürü,rahatlığı,eğitim düzeyinin yüksekliği,tabuları aşmış olması gibi etkenler aklıma geldi ilk olarak ve bu sebeplerden dolayı İzmir'de Bdsm ya da diğer pek çok şeyin bu kadar rahat yaşandığını düşünüyorum.Ayrıca İzmir dişilerinin sex,kültür,eğitim gibi konularda özgüvenli oluşları iletişime geçmede,dile getirmede onları ön plana çıkarıyor belkide.Yoksa belki Türkiye'nin X başka şehrinde ne bileyim Konya,Ankara,Kayseri gibi gibi şehirlerde de belki Bdsm yaşayanlar vb. şeyler yaşayanlar İzmir kadardır ya da daha çoktur ama özgüven eksikliği ya da kültür farklarından dolayı,yetiştirilme tarzlarından dolayı bunları açığa çıkarma,dile getirme,yaşama konularında sıkıntılar oluyordur.Diğer türlü hayatım boyunca Bdsm ya da diğer pek çok bazı fantazi,sex vb. şeylerin sürekli İzmir'li dişilerden çıkması,karşıma sürekli İzmir'li dişilerin çıkması hmm aklıma başka mantıklı bir açıklama gelmiyor...Dip not : Görünürde özgüvenli,şımarık,güzel,havalı duran İzmir dişilerinin aslında içlerinde bir o kadar edilgen,yönetilmek isteyen oldukları gerçeği de çıkıyor buna paralel olarak.Her zaman dediğim gibi görünüş aldatıcıdır,güçlü görünen bazı kişilerin özünde,içinde aslında yönetilme istekleri vardır.

Bu İzmir konusunda bir eleştiri,yerme,gönderme değildi sadece yıllardır karşılaştığım bu durum ben de şaşkınlık yaratıyor ve dile getirdim.Güzel İzmir her zaman farklı ve özel olacak...

14 Ekim 2013 Pazartesi

Kapalılık ve Bdsm+Dürtüler



Değişik,aslında bana göre normal  bir konuyu yazmakta fayda görüyorum,çünkü epey zamandır bu konuda bazı gelişmeler ve sorular oluyor.Gerek konuya dahil kişilerden gerekse etrafımdan pek çok kişi bu konuda merak ettiklerini ve kafasına takılanları soruyor.Kimbilir belki bu da ülkemizdeki pek çok tabu sayılan konudan biri.Hiç değinmediğim,dile getirmediğim bir konu fakat artık açıklama yapmam kaçınılmaz oldu.

Tesettürlü,türbanlı,kapalı pek çok şekilde ifade ediliyor fakat ben kapalı diye hitap edeceğim.Bu şekilde olan biri bana ulaştı ve köle hisleri,dürtüleri olduğunu ama gerek kapalı oluşundan,gerek buna bağlı olarak aile,çevre  durumu,cinsellik,bdsm ile alakalı merak ettiklerini ve kafasına takılanları sordu.Extreme görünen bir konu,fakat çözülmeyecek de bir konu değil bence.

Söz konusu kapalı bir dişi olunca işin içine bakış açıları,yaklaşım,mesafeler,korkular,kutuplaşmaya varan pek çok şey giriyor.Ben ise duruma insanlık,doğallık,insani dürtüler çerçevesinde bakıyorum.Kapalı olması bir insanın dürtülerini,hissettiklerini etkilemez ya da ibadet,inanç kısmı şahısları ilgilendirir.Burada söz konusu olan ince ve narin bir çizgi,arada nüanslar var fakat duvarlar ve aşılmazlar olduğunu düşünmüyorum.Bu tamamen kişinin otokontrolü,beyni,kültürü,eğitimi ile alakalı bir durum.
İnanç ile dürtüleri,cinselliği,duyguları,realiteyi ayırmak arasında ince nüanslar var evet fakat ben kişilerin inançlarını yargılamayan ve de özgür düşünen biri olarak,bu noktada pekala böyle dişilerin de Bdsm,fetişizm vb. yaşayabileceğini düşünmekteyim.

Tanıdığım,konuştuğum lezbiyen,bisexüel,fetiş,ensest vb. pek çok kapalı dişi oldu bugüne kadar hayatımda.Bu pencereden bakınca pekala Bdsm'de yaşayabilirler,diğer pek çok şeyi de..Bdsm'nin dürtülerden,doğal psikolojik nedenlerden,bedensel etkilerden,pek çok histen ileri gelen,doğal insani karışımların bir bütünü olduğunu hep söylüyorum.Kaldı ki hizmet,kölelik pek çok farklı şekilde olur.Öte yandan ben gerekli deneyimlere,psikolojik donanıma haiz biri olarak böylesi bir durumda gerekli ve uygun yaklaşımı,olgunluğu gösterebilecek biriyim.

Bu anlamda köle adaylarımı kapalı,açık vb. diye ayırmıyorum.Kapalı köle adaylarının benden ya da Bdsm yaşamaktan ürkmelerinin bir nedeni de sanırım public,mini etek,dekolte,rahatlık vb. konularda yazdıklarım ya da söylediklerim.Bana ulaşan kapalı dişi bunlardan bahsetti ve bana ulaşmalarında bu konuların vb. tereddüt yarattığını söyledi,fakat konuşmamızdan sonra kafası ve içi rahatladı.Artık Bdsm ve dürtülerini yaşayama mesafeli ve çekinceli bakmıyor.

Herşeyin yeri ayrıdır,evet dediğim gibi çok ince bir konu gibi duruyor,fakat tecrübe,olgunluk,ne istediğini bilmek artı karşı tarafında kültürlü,donanımlı vb. olması işleri kolaylaştırıyor.
Pek çok mevcut sosyal sıkıntı,çekince,kutuplaşma ve mesafe varken,en azından bu konularda adımlar atarak birşeyler aşılabilir diye düşünüyorum ve kişileri,insanları bu şekilde yargılamaktansa özgürlüklerini ve dürtülerini yaşamaları noktasında destekleyici ve yapıcı olmaya çalışmışımdır her zaman.Bu yüzden zaman zaman karşıma çıkan,bana ulaşan vb. kapalı dişiler bu anlamda tereddüt ya da korku yaşamak yerine sormak,söylemek,paylaşmayı seçerse çözüm bulunacaktır.Sonuçta her konuştuğum kişi kölem olmuyor,kölem yapmıyorum,ya da her konuştuğumla birşeyler yaşamıyoruz.Buradan bana fikir alışverişi için,merak ettiklerini,kafasına takılanları sormak için de pek çok kişi ulaşıyor.

Hep dediğim üzre bırakın Bdsm'yi cinsellik bile ülkemizde tabu iken,Bdsm ya da diğer extreme duran konular haliyle olacaktır fakat çözüm iletişimden,bilgiden ve uygulamadan geçer.Uzun süredir gözlemlediğim bir konuydu,çevremde pek çok kişi bu konuda sorular soruyor,merak ediyordu,en son kapalı biri bana ulaşınca artık bu konuda yazmamın kaçınılmaz olduğunu düşündüm.
Özümüzde hepimiz insanız ve yaradılışımız dürtülerimiz,duygularımız,benliğimiz üzerine kurulu ve bu noktada ortak paydamız ne giyersek giyelim,neye inanırsak inanalım aynı dürtü,duygu,benlik sistemine sahip oluşumuz..

Acı=Zevk

Nasıl yaşamalı? Zevk için, zevk içinde, zevkle, zevkli yaşamalı. Zevk deyince, şehvet peşinde koşmak, sefahat veya aldırmazlıkla, duyarsızlıkla sefa sürmek akla gelebilir. Veya zevk, en leziz yemekleri yiyip yiyip yeniden yemek için kusmak gibi aşırılıklarla ilişkilendirilebilir. Buna karşılık, acı deyince aklımıza hemen işkencenin en ıstıraplısı gelmese de, onu da fiziksel ve zihinsel diye ikiye böleriz.

Oysa zevk de acı da beyinde yaşanır. Duyu organlarının maruz kaldığı acıyla, sevilenin yitiminde zihinde çöreklenen acı elbette ayrı tutulabilir ama tensel acının tinsel acıya, tinsel acının tensel acıya dönüşmesinin çok örneği var. Aynı şekilde tensel zevk tinsel zevki, tinsel zevk tensel zevki hazırlar.
Peki zevk, erdemle çatışmaz mı? Zevk "bencilik", erdem "elcilik" değil midir? Ceza ve ödül zıtlığını düşünün. Cezalandırılmayayım diye ihanet edene veya ödül peşinde koşarken elindekini esirgeyip paylaşmayana erdemsizlik yükleriz. Fedakârlık, bağımsızlık erdem çıkarcılık, bağımlılık erdemsizlik değil midir? Öyleyse, kendine yeterlik ile arkadaşlık zıtlaşmaz mı?

Ünlü Filozof Epikür'e göre;

Epikür, "Mutluluğu bütün yaşam boyunca güvenceleyecek, bilgeliğin sahip olduğu en önemli araç arkadaşlıktır. Arkadaşlık, mutluluğu tanıyalım diye bizi harekete geçirmek için etrafımızda dans ediyor" diyordu. Epikür'ün bu paradokslara verdiği yanıt, zevki yorumlayışına bağlıdır.
Ona göre "zevkten yoksun olduğumuzda zevki ararız ama acı duymuyorsak zevke de ihtiyaç duymayız". Uykusuzluk, açlık ve susuzluk doğal ve zorunlu ihtiyaçlardır örneğin susuzken suyu arzularız, giderince arzulamayız. Epikür'e göre işte bu doygunluğun kendisi de zevklidir. Acı yokluğu zevki, dertsizlik zevki, fiziksel ve zihinsel dinginlik (ataraxia). Peşinden koşulacak zevk budur. Dolayısıyladır ki zevk, esenlikli bir yaşamın hem başlangıcı hem de amacıdır.


Amae

Japon psikanalist Takeo Doi, Japoncadaki amae sözcüğünün, bebeğin her canı isteyişinde annesinin memesine sarılmak, müsamahakârca kucaklanmak ve anneyle bir olmak isteyişine göndermede bulunduğunu söylüyor. Ona göre bu duygu, mahcubiyet, sıkılma, utanç duymaksızın, kendini başka bir insana bırakabilme, keyfince ona yakınlaşabilme, sırf siz olduğunuz için kabul görme anlamında yetişkinlikte de sürüyor. Doi'nin anlattığına göre, sözcüğün kökeni, amaeru fiili sevilmeyi ummak anlamına geliyor. Sevgilinin "başını göğsüme yasla" deyişindeki gibi veya misafirliğe gittiğinizde, sizden hiçbir şey beklemeden her türlü ağırlamayı yapan Anadolu konukseverliğindeki gibi kişinin rahatlamasına, gevşemesine hatta şımarmasına izin veren duygusal güvence beklentisini anlatıyor. Türkçede de Batı dillerinde de benzer bir sözcük yok ama Doi, Kore ve Ainu dillerinde eşdeğerinin bulunduğunu söylüyor.

Dip not: Yukarıdaki yazılar Mustafa CEMAL'İN Atlas sitesi-forumu'ndan alıntı kısımlardır...


Şimdi benim yorumlarıma ve söyleyeceklerime gelirsek...Vücut acıyı hissettiğinde beyin ve refleksler harekete geçer ve vücut herşeyi en uç noktada ve en iyi şekilde hisseder.İnsan'ın fiziki yapısı bu şekilde dizayn edilmiştir,acı vücudun adeta tetikleyicisidir ve vücudun ''uyarılmasında,hat safhada uyarılmasında'' tetikleyici ve anahtar rol oynar.Hep sorulur,bana da çok kez soruldu; ''acı olmazsa olmaz mıdır,acı Bdsm'de neden gereklidir,acı olmadan olmaz mı,ben çok hassasım acıya katlanamam'' gibi sorular her daim oldu ve de olacaktır.İşte bu yüzden bu konuya biraz açıklık getirmek istedim.

Acı erekte olmak,uyarılmak ya da uyarıldıktan sonraki safhalarda tetikleyici bir rol oynar,acı ile karışık zevk katlanır ve vücut normal deşarj'ından,boşalmasından çok daha fazla şekilde boşalır ve çoşar.Alınan zevk katlanır.Bakınız De SADE'nin dediği gibi; ''mutluluğa giden yol acılardan geçer'' der..Fakat bilinçaltımız ''acı'' kelimesine karşı bir öz savunma,defans ve irkilme tepkisi verir.Acı=Kötü,dayanılmaz,gereksiz,kaçılması gereken bir olgu olarak düşünülür ve beyin otomatikman vücudu ve hisleri savunmaya alır.Buna bilinçaltı,savunma psikolojisi ya da korku denebilir.

De SADE hizmetçilerine,evine çağırdığı fahişelere vb. onları bağlayarak,hareketsiz kılarak acı uyguluyordu,bunun temel nedeni,acı'dan kaçacak olmaları ya da acı kelimesini duyduklarında verecekleri tepki idi.Günümüzde de bondage,tied up,shibari,bound dediğimiz bağlama,etkisiz-hareketsiz kılma,zorlama,hareket alanı bırakmama,bağlama gibi Bdsm'de sıkça karşımıza çıkan terimler ve durumlar var.Tüm bunların temel nedeni kişinin hareketsiz ve olabildiğince az dirençli olacak şekilde,uygulamalara maruz bırakılması ve acı,sertlik vb. uygulanması.

Buna paralel bir diğer klasik düşünce de ''acı'' deyince çok uç şeylerin,dayanılmaz acıların uygulanacağı düşüncesi.Hayır böyle bir şey yok.En basit örnekle,popoya şaplakta bile dayanamıyorum,çok acıyor diye kaçma eğiliminde olanlar var.! Her acı limitsiz,sınırsız ve uçlarda şekillerde uygulanır diye bir şey yok.Ki bu kişilerin tarzına da bağlı.Yani sadist mi,dominant mı,master mı ne olduğuna ve kişisel tarzına da bağlı.Sadism daha uç ve acı odaklı bir ilişki türü,Bdsm denince hemen akla Sadizm-Mazoşizm geliyor oysa bu iki kavram Bdsm'nin içinde birer başlık,konu.

Kaldı ki her Bdsm yaşayan sadist olacak,ya da uçlarda acı verecek-alacak diye bir şey yok.
Bilmem dikkatinizi çekti mi,Bdsm filmlerinde çok kullanılan bazı aletler ve yöntemler var.Vibratör olan ama değişik bir alet var,ucu yuvarlak sopavari bir şey.Bu aleti çok kullanırlar .Vajinaya dokundurma,bastırma şeklinde kullanırlar,içe sokulmaz.O alete maruz kalan dişiler genelde çok boşalır ya da squirt yaşar.Tabii salt o alete maruz bırakılmazlar,örneğin bir yandan memelere acı veriliyorken ya da anal yapılıyorken o aleti vajinaya bastırıp vücudun acı-zevk eşiğini doruğa çıkarırlar.
Squirt kavramını da bilmeyenler için,belki görmüşsünüzdür işercesine ve şiddetli bir boşalma türüdür fakat her dişi yaşamaz bunu ya da kolayca yaşayamaz diyelim.Bu psikolojiye de bağlıdır,yani acıya odaklanmadan,zevke odaklanan ve vücudunu kasmayan bir dişi,peş peşe boşalmaların sonrasında squirt yaşayabilir.

Demem şu ki,acı sanıldığı kadar korkulacak bir şey değildir,hatta zevk,çok zevk almada direkt etken bir durumdur ve kişiler bunları yavaşça ve profesyonel ellerde aşalabilir.Fakat beyninizde sürekli bir ön yargı,korku ve kaçış varsa her iki taraf içinde zorlaştırıcı bir durum olur bu.Bunu söyledim çünkü karşıma çıkan hemen herkez öncelikle acıdan,acıya dayanıksızlığından,bu yöndeki korkularından bahsediyor.Bu yüzden bu konuya açıklık getirmek istedim.Her konuda olduğu gibi bu konuda da ön yargılarınızdan sıyrılırsanız zevke ve mutluluğa giden yolda bir adım daha atmış olursunuz.

11 Ekim 2013 Cuma

İlginç doğrusu...

Blogu yazmak dışında pek kullanmıyor,irdelemiyorum fakat son zamanlarda biraz daha öğrenmek amaçlı özelliklerine bakıyorum.Şimdi ''istatistik'' kısmına baktım da,ilginç noktalar var.
Bloguma en çok bakanlar,okuyanlar listesinde ilk üç şöyle,

1-Türkiye
2-Amerika
3-Almanya

Mesela bugün itibarı ile Amerika'dan profilime ve yazdıklarıma bakanlar listebaşı.Türkiye'yi anlıyorum,Almanya'da nispeten tamam yani orada yaşayan,Türkçe bilen vatandaşlarımız var ama Amerika! İlginç geldi doğrusu.
Diğer ilginç kısmı ise Amerika'nın listeme-bloguma bakanlar,istastikler kısmında periyodik ve düzenli olması.Bundan çıkardığım sonuç,her nasıl oluyorsa,bilmiyorum ama Amerika'dan düzenli takipçilerimin olduğu.
Artık orada yaşayan vatandaşlarımız mı,yoksa Türkçe öğrenmeye azmetmiş Amerikalılar mı bilemem ama düzenli olarak blogumu takip ettikleri ortada.

10 Ekim 2013 Perşembe

Biz ve dünya!



Merhabalar yeniden...
Bir süredir gerek işlerimden dolayı gerekse pek yazasım olmadığından yoktum,fakat yine kafamı kurcalayan bazı konuları yazma gereği duydum.

Party hardcore diye bir organizasyon var,Amerikan menşeili bir yapım fakat şöyle ilginç bir noktası var.Dünyanın bazı ülkelerinde disco-bar gibi yerlerde belli kişilerin girebildiği halka açık partiler bunlar.Bu partilerde sex serbest.Şöyle ki eğer içeri girdiyseniz içeride uygun birileriyle dilediğiniz gibi sevişebilirsiniz.Bayan katılımcıların ağırlıkta olduğu bir parti formatı.Fakat erkekler de sevgilisi-partneri ile girebiliyor.Hatta ismi lazım değil bir ülkede ben de katılmıştım,fakat kayıt yapılmıyordu katıldığım parti'de.Party hardcore sitesi-organizasyonu'nun farkı ise kaydediliyor olması.İnternette ufak bir arama yaparsanız bulabilirsiniz. ''PartyHardcore.com ya da Partyhardcore adları ile aratabilirsiniz.

Genellikle doğu bloku ülkerinde aktif olarak yapılıyor fakat Fransa,Hollanda gibi ülkelerde de düzenli olarak yapılmakta ve tabii Amerika'da...Yani uluslarası bir party-sex organizasyonu,aktivitesi..Şöyle düşünün gittiğiniz bir bar-disco'da club'ta dilediğinizce pek çok farklı kişiyle sex yapabildiğinizi ve kameralar önünde olduğunu düşünün.Fakat kameralar size odaklı değil,maksat bütünsel öğeleri çekmek,sunmak.Yani bir nevi halka açık porno-sex partisi.

Şimdi bir ülke düşünün.Başbakan'nın kızı'nın böyle bir partiye katıldığını ve aktif yer aldığını tahayyül edin! Edebildiniz mi? Ahhh çok ütopik geldi değil mi.!? Bırakın Başbakan kızı olmayı,tanınmayan biri olsanız bile böyle bir ortamda yer almak cesaretten fazlasını gerektiriyorken,o konumda birinin kızı olarak böyle bir ortama iştirak etmek! Vayy canına düşünmesi bile beyin sınırlarını çoşturan,hücreleri zonklatan bir düş gibi geliyor değil mi..Fakat hayır,bu ütopik gelen durum gerçekleşti...Ülkenin ismini vermeyeceğim ama ipucu olarak üçüncü dünya ülkesi olmadığını ve Avrupa'da yer aldığını söyleyebilirim.

Böyle bir eylem dünya'nın hangi ülkesinde olursa olsun magazinsel değeri ve de siyasi boyutları açısından es geçilecek bir olay değil elbette ve babası açısından siyasi sonuçları hoşta olmayabilir fakat buradaki ironi şu.Kızın tüm bunların farkında olması ve böyle bir ortama bilinçli,cesaretle girebilmesi ve mevzu bahis konunun ülkenin 1 numaralı gündem maddesi yapılmayışı.! İşte fark tam da bu noktada ortaya çıkıyor.
Yine bir başka örnek vermek gerekirse dünya'da hatırı sayılır ve bilinen bir ülke'nin Başbakanı'nın kızı'nın Lezbiyen olduğunu açıklaması ve dergilere modellik yaparak para kazandığını dürüstçe ifşa etmesi ve mevzubahis Başbakan'nın kızı için ''cinsel eğilimlerine ve mesleğine saygı duyuyorum,kendi seçimleri için kızımı yargılayamam'' demesi geldi aklıma.Üstelik bu durum siyasi anlamda mevzu bahis Başbakanı etkilememiş,halkta da infial yaratmamıştı...

Hep vurguladığım üzere katetmemiz gereken tonla yol var.Bir yandan X ülkelerin Başbakanları'nın kızları bunları yapıyorken bir yanda daha şurda 3-5 günlük mesele,bir Bakanımızın çıkıp ismi lazım değil,sunucu'nun ''dekolte'' kıyafetini eleştirmesi ve akabinde sunucu'nun işinden olması.Kaldı ki bir bakan'nın böyle bir konuda yorum yapması da ayrı bir komedi ve gereksizlik.

Buradan çıkarılacak 3 sonuç var diye düşünüyorum;

1-Özgürlüklerimiz,özgür bireyler ve insanlar oluşumuzun farkında olmamız ve bunları sonuna kadar savunabilmemiz.
2-Cinselliğin;yetkisi,konumu her kim ya da ne olursa olsun kimsenin tekelinde olmadığı ve bunun bireysel bir hak ve doğal bir şey olduğunu herkesin idrak etmesi.
3-Çıplaklık,dekolte,sex gibi unsurlarda pek çok ülkeden geride olduğumuz aşikar iken,kadınlarımızın-kızlarımızın bu konuda daha cesur ve ilerici olmaları gerektiği ve basit,saçma sapan gerekçe ya da korkularla bunları sunmaktan kaçınmak yerine uygun kişilerle bunları yaşama cesareti göstermeleri...Bir başbakan kızı böyle bir partiye katılabiliyorsa,bizim Türk kadınlarının saçma sebeplere pek çok sıradan şeyi uçuk,anormal,mahrem,ayıp gibi göstermesi,işi yokuşa sürmesi gereksiz ve itici oluyor...

İki tane de video paylaştım örnek göstermek adına...

14 Eylül 2013 Cumartesi

Ben ve kitap...

Hep beni gıcık eden tipler,gelişmelerden bahsederken arada güzel gelişmeler de oluyor.Bu gelişmelerden biri,yurdışından bana ulaşan profesyonel bir slave,bir kitap yazdığını ve kitapta benim deneyimlerimden,Bdsm hayatımdaki tecrübe ve tarzımdan bahsetmek istediğini,Bdsm üzerine yazacağı bu kitapta profesyonel,işi bilen,deneyimli,gerçek Master'lardan bilgi,deneyim aktarımları yapacağını söyledi.Öncesinde tanıştık,uzun uzun sohbet ettik,paylaştık.Akabinde bu fikrinden ve projesinden bahsetti.Aklıma yattı,kabul ettim.İşin profesyonel olması adına da,anlaşmamıza dair evrakları gönderdi.Kitap yayımlandığında katkım olmasından dolayı ve bana danışılmasından dolayı memnuniyetimi belirten bir yazı yazacağım.Ehh hep dediğim gibi,birileri hayal eder,birileri gerçekliği yaşar.Bu şekilde danışılmak,fikirlerimin,tecrübelerimin sorulması ve kitaplarda yer alması ayrı bir keyif ve ayrı bir onur.

13 Eylül 2013 Cuma

Yaşayanlar ve hayal kuranlar...

Yazmayacağım dedim ama bazı şeyler beni yazmaya itiyor elde olmadan.Her ne kadar artık yazmayacağım desem de,her gün yeni gelişmeler,durumlar,devinimler oluyor hayatımızda ve bazen uzak duramıyor insan.

Şimdi sizleri derinlere götüreceğim biraz ve ufkunuzu genişleteceğim.Blog açıp ''kölemi şöyle becerdim,böyle ağzına verdim'' tarzı tiplerin,gereksizlerin yazıları ve sıradanlıkları yanında sizlere gerçek Bdsm'yi,oluşumları,örnekleri,gerçekleri anlatacağım.
Sizlerin bazı saçma bloglar'dan,filmler'den,yazılar'dan bildiğiniz,öğrenmeye çalıştığınız Bdsm'yi aslında dünya'da insanların nasıl da net,direkt,farklı yaşadığını anlatacak,örnekleyecek ve bilgilendireceğim.Yazımın devamında Türkiye'den de örnekler vereceğim.Ortalıkta dolanan ve Bdsm yaşadığını zanneden ya da kendini kasmaktan ibaret tüm saçma,alakasız,gereksiz kişilere ithaf ediyorum bu yazımı.

Gorean'ları bilen vardır elbet içinizde,Amerikalı Profesör John Norman'ın yazdığı Gor Günlükleri adlı eseri zaman içinde pek çok kişi tarafından benimsendi ve yanaşır oldu.Gor adlı hayali bir gezegende Efendilerin ve Kölelerin yaşamı anlatılıyor,o gezegende herkes adeta Bdsm hayatına göre yaşıyor.Zamanla pek çok insan bu kurgu gezegeni Bdsm'ye monte etti ve yaşar oldu.Kitapta geçen Kajira'lar yani köleler gerçek hayatta da vücut buldu ve günümüzde buna göre yaşayan pek çok Kajira ve Gor Master bulunmakta.Merak edenler Gor günlükleri eseri,kitap serisini ve konuyu araştırabilirler.
Tabii dünya'da insanlar pek çok şeyi aştıkları için Bdsm,Gor günlükleri,Kajiralık,Fetişlik gibi şeyleri yaşadıkları için bizde pek çok kişi bunlardan bihaber.
Bir diğer grup,klan,oluşum ise Kaotians'lar.Yani Gorean'lar ile birlikte farklı bir oluşum.Denilir ki Gorean'lardan ayrılma bir grup Kaotian'lar.Kimi yerlerde Goreans and Kaotians olarak geçerler.Fakat kendilerini Kaotian olarak tanıtırlar.Kimdir bu Kaotian'lar kısaca anlatayım.


İngiltere'nin Darlington kasabasında yaşarlar.Tarikat liderleri  Lee Thompson adında İngiliz bir adamdır.Tüm dünya'da yaklaşık 25 bin üyesi olduğu söylenir fakat bu sayı takriben 10 yıl öncesinin rakamlarıdır,benim tahminlerim bu sayının 50 bin civarında olduğudur,belki de daha fazla.
Bu üyelerin pek çoğu aynı zamanda hali hazırda İngiltere'de yaşayan kişilerdir.Dip not:şahsi fikrim,İngiltere Bdsm'nin Avrupa'da ki başkentidir,kalesidir.
Bu köleler ama dünya'nın değişik yerlerinden gelip ama İngiltere içinden gelip bu oluşumda yer alırlar ve köleliği yaşarlar,gerçek anlamıyla,doğal,net,direkt.
İngiltere'de yaşadığım dönemlerde kasabayı ziyaret edip bir süre kaldım ve olup bitenleri yerinde gözlemledim,inanın tarif etmekle olmaz görmek,yaşamak lazım.Benim neden burada saçmalıklara,faydasız tiplere isyan ettiğimi anlamak için gördüklerimi,yaşadıklarımı yaşamanız beni daha iyi anlamanıza kesin şekilde sebep olacaktır.
Merak edenler bu bahsettiğim tarikat,oluşum ve grupları araştırabilir.

Şimdi hem bu yazdığım gruplarla alakalı hem de genel manada bazı şeylerden bahsedeceğim.Küçük yaştan itibaren köle olarak yetiştirilmek,eğitilmek ya da belli yaştan sonra bu şekilde eğitilip hayatını bu şekilde sürdürenler.
Gerek gruplar,oluşumlar olsun gerekse birebir eğitim,öğretilme,yaşama ile alakalı pek çok Bdsm grubu,oluşumu,kitlesi var tüm dünyada.Her zaman dediğim gibi Asya,Batı toplumlarında pek çok şey rahat yaşanmakta fakaaaattt Türkiye'de de bu tip durumlar var.Yanii küçüklükten beri köle olarak eğitilen (sex kastetmiyorum,küçüklük deyince hemen çoşmayın) köle gibi büyütülen,eğitilen aileler (öte beri ailelerden söz etmiyorum zengin,oturaklı,iş bilen,kültürlü) ailelerden söz ediyorum.Yani rastgele,bilgisizce değil anlamını,içeriğini bilerek,özümsemiş,tecrübeli kişilerden,kuşaklardan,ailelerden söz ediyorum.Fakat gerek konumlarından dolayı,gerek başka sebeplerden bu kişilerin özelinde ne yaşadığını bilmemeniz normal.Sen nereden biliyorsun diyeceksin ''sesli düşündüm bir an;bilmediğim görmediğim kaldı mı acaba'' diye...

Yani aslında Türkiye'de de derin bir bdsm hayatı yaşanıyor,fakat bu derin yaşayanları öyle her yerde göremez,bulamaz,iletişim kuramazsınız.Benim iştirak ettiğim partiler,ortamlar oluyor fakat bunlardan bahsetmeyeceğim.Kaldı ki acemi,alakasız,pişip olgunlaştığına,kıvama geldiğine inanmadığım hiç bir köle adayı ya da köleyi bu ortamlara sokmuyorum.Sonuçta kölem beni,Efendisini temsil eder.

Pekii bu aileler,kişiler,ulaşılması zor fakat Bdsm'yi,Sex'i ve diğer pek çok şeyi derinlemesine yaşayan,reel hayatını bu şekilde sürdüren kişiler dışında kalanlar ne oluyor? Haah işte onlar o hep saçma,alakasız,boşa yaşayan,meraklı ama faydasız dediğim köle adayları,sözde köleler,sözde Master'lar sınıfına giren kişiler.
Çıkan sonuç aslında basit.Bir yanda tüm dünyada ve Türkiye'de gerçekliği,Bdsm'yi,dürtülerini yaşayanlar diğer yanda sadece ''hayal'' edenler,işi zorlaştıranlar,vakit-emek-zaman hırsızları,faydasızlar.İşte bunları elemek için bir önceki yazımı yazdım.Aslında sizlerin düşlediği,hayal ettiği,yaşayayım dediği pek çok şey çok daha derin ve emin olun pek  çok kişi tarafından yaşanıyor.

İki tür insan vardır 1-Yaşayanlar  2-Hayal kuranlar...
İş hayatında,evlilik hayatında,özel hayatta,sosyal hayatta,sexte,arkadaş ilişkilerinde hayatın her alanında bu böyledir.Bazı insanlar yaşar bazıları ise hayatlarını hayal ederek geçirir.
Ben yaşayanlardanım,hayal edenler ise kendi hayal dünyalarında kalıp,hayat boyu debelenip durabilirler.

5 Eylül 2013 Perşembe

Vanilla,acemi,kararsız,faydasız dişiler...

Herkese merhaba,bir süre aradan sonra yine bir kaç yazı yazayım dedim.Uzun süredir gözlemlediğim ve yazmaya fırsat bulamadığım bazı durumları yazacağım.

Pek çok konuda,ama özellikle bdsm hakkında yazılar yazıyorum.Eleştirenim çok olduğu kadar,sevenim takip edenim de çok,sağolsunlar.Lakin bir yerlerde ağır şekilde eksikler,sorunlar var.

Bana ama teşekkür etmek için ama destek için ama eğitilmek için,ama kölem olmak için pek çok kişi ulaşıyor,tanışıyoruz konuşuyoruz.Bana ulaşıp tanışmak,kölem olmak,eğitilmek isteyenlerin hemen hepsi ilk aşamada çok istekli,heyecanlı,keyifli lakin daha ilk testlerde '(evet ilk testlerde diyorum) başarısız oluyor.Bana ulaşanların hemen hepsi bu hayatı yaşamak istediğini söylüyor ama en ufak şeyde tepkileri büyük,anlamsız,garip.

Hemen hepsi acemi,pek çoğu bdsm'yi izledikleri filmlerden,okudukları kitaplardan biliyor ya da hislerini tarif ederken pek çok şey söylüyor ama uygulamaya gelince çoğu zorlanıyor,daha ilk etapta kaçıyor ve testlerimden geçemiyor.

Yazılarımda,konularımda ısrarla vurguladığım şeylerden biri; Bdsm hayatının hiçte kolay olmadığı,izledikleri okudukları şeylerle reel yaşamın çok değişik olabileceğini,uygulamaya geçince zorlanmalar olacağını,bu hayatı herkesin yaşayamayacağını,gerçek köleliğin-efendiliğin sanıldığı kadar kolay olmadığını her seferinde vurgluyorum.Buna rağmen benimle ilk tanışmada köle adayları pek keyifli,istekli iken uygulamalara geçince zorlanıyor,cayıyorlar.Çok çok çoookkk istekli olup ''efendim yaparım,ederim ben bu iş için doğmuşum,eğitin,öğretin,köleniz yapın,sınırlarım yok'' diyen dişiler daha ilk adımlarda yarı yolda kalıyorlar.

Hep şunu diyorum bu bir fantazi de olabilir reel yaşam şekli de.Fantazi olarak yaşayanlara Bdsm'de ''vanilla'' deriz,reel anlamda yaşayanlara ise submissive,slave,switch,master,dominant vb. deriz.Yani karışık dürtüleriniz,hevesleriniz,nazlarınız ile gerçek bdsm'yi ayırt etmeyi bilin.Pek çok köle adayı geldiğinde ''bilmiyorum,duygularım karışık,korkuyorum ama öğrenmek yaşamak istiyorum'' diyor..Pekala diyorum,test edecek,deneyecek,bakacak ve karar vereceğim.Fakat bu köle oluruz diye yanıp tutuşanlar,bırakınız köleliği ''vanilla'' bile olamayacak düzeyde kişiler.Ne istediklerini bilmeyen,hayatlarının belli dönemlerinde boşluğa,bunalıma düşmüş,değişik şeyler denemek isteyen,ilgi çekici bulan,meraklı ama sub-slave olmayan kişiler.

Haliyle bu kişiler bana zaman,enerji kaybettiriyor.Herkesi tek tek tanıyıp uğraşamam,herkesin kişisel sorunları,psikolojik sorunları,kararsızlıkları ile uğraşacak olursam ''psikolog'' tabelası asıp,ücret almaya başlarım!

Bana köle olmak,eğitilmek vb. için gelenlerin çoğu başta istekli,hevesli lakin birşeylere yaşamaya başladıktan sonra acıdı,uff oldu,puff oldu demeye başlıyorlar.Nedensiz,sebepsiz yere kaçıyorlar..''Aaaa ama ben böyle beklemiyordum'' diyenler var (aa ama böyle beklemiyordum diyenlerden örnek verecek olursam) ; ''anal istemiyorum,ağzıma yüzüme boşalmayın efendim,ayak yalatmayın efendim,sert davranmayın efendim,bilmem ne yapmayın efendim'' gibi komik,mesnetsiz,saçma isteklerle geliyorlar.Ben buna ''elinde listeyle'' gelmek diyorum.

Bana elinizde ''istek listeleriyle'' gelip gerçek bdsm'yi yaşayacağınızı mı düşünüyorsunuz? Ya da bdsm'nin nazlardan,korkulardan,listelerden,isteklerden oluştuğunu mu?

Oldu olacak yer değiştirelim.!!! Sizler yönetici dom-master olun ben köle olayım! Ya da ortalıkta bizler sub-slave'iz,yaşıyoruz,yaşamak istiyoruz diye dolanmayın...!

İstekleri,heyecanları,korkuları anlıyorum lakinnnnnn daha başında bu kadar basit testlerde kopan,beceremeyen,isyan eden dişilere de dayanamıyorum.Şu son 4-5 ay'da 7-8 tane köle ''adayı'' ile tanıştım,görüştüm, evet adayı diyorum çünkü hiçbiri köle ''değil''.Eğiteyim dedim ama sonuç hep hüsran!

Hayır karakterimde,taktiklerimde,bilgimde,kültürümde eksik yok.Konu tamamen ne istediğini bilmeyen,acemi,korkak,vanilla dişilerin kafası karışık dişilerin,yetersiz dişilerin karşıma çıkıp enerjimi,vaktimi,sabrımı tüketmesi.

Buradan tüm sub-slave adaylarına sesleniyorum.Ben yeterince eğitimli,kültürlü,iş bilen,usta bir Master'ım.Eğer benim yöntemlerim ve kurallarımı kabul edemeyecekseniz,gidin ve kendi ayarınızda yeni yetme sözde efendi'ler,kendini efendi zannedenler,bir halt bilmeyen kişileri bulun ve onlara nazlanın,onlarla yaşayın ''vanilla'' yaşamlarınızı.Çünkü sabrımı ciddi manada zorluyor,vaktimi alıyor,enerjimi tüketiyorsunuz!

12 Temmuz 2013 Cuma

Fantazist kevaşeler ve onların Abaza Fanları...

Hayalci orospular,bitmeyen nazlar,sürekli hayaller,fake bloglar,takipçi fantazistleri,gereksizler,egoistler,sanal orospular,sanal köleler daha da sayabilirim ama bu kadarı yeterli bazı şeyleri tanımlamaya.

Zaten irite olduğum pek çok şey varken bir de sanal kevaşeler,köleler,fantazistler hiç çekilmiyor.Ne öylelerinin yazılarını görmek,duymak ne bloglarını takip etmek ne de muhattap olmak istemiyorum.Ne ilgimi çekiyorlar,ne haz veriyorlar ne de birşey yaşamaya değer değiller.Oluşturdukları sanal orospuluk-kölelik-fantazi dünyalarında peşlerine taktıkları onlarca abaza ile yaşamlarını kendilerini avutarak geçiren ülkemin orospu ama aslında orospu olamamış,köle ama aslında ne istediğini bilmeyen dişilik türleri bunlar.

Baksanız,okusanız herşeyi yapıyorlar,fantazi dünyaları derin.Sanırsınız ki Brazzers'dan ya da Bdsm.tube'dan fırlama orospu,köle dişiler.Her gün bir yerlerdeler,sürekli dişi-erkek birileri onlara ilgi gösteriyor,peşlerinde koşuyor,elde etmedikleri yok,sanırsınız hepsi birer güzellik,sex,kölelik,dişilik ikonu,abidesi...!!
En çok takıldığım nokta ise ama günlük ama periyodik olarak yaşadıklarını ''sözde gerçekliği'' anlatmaları.Bugün falanca mekanda falanca beni süzdü,bugün şunu giydim,bugün falancayla grup yaptım,bugün annem beni azarladı,bugün sevgilim beni becerdi,bugün denizde yüzdüm,bugün iş yerinde kavga ettim,bugün partide başıma şu geldi..Ehh kendilerince içlerini döküyorlar diyelim,kendilerini anlatıp övgü,takdir,istek,arzu beklentisi içinde.
Onlar herşeyi yaşıyor ama ne hikmetse yaşadıklarının onaylanması,takdir edilmesi,takip edilmesi,yorumlanması daha büyük keyif veriyor onlara,çünkü kendileri de biliyor hayal dünyasında yaşadıklarını ve takdir edilip onaylanma histerisi içinde savruk yaşadıklarını.Hayatlarındaki neredeyse bütün yakışıklı,sikici,master,fantazist erkekleri hep parti ortamlarında buluyorlar ne hikmetse.Hatta o erkekler hazırda bekliyor bunları görünce köle,orospu,fantasizt ne olduklarını alınlarından okuyor adeta ve heyy sen kölem ol,heyy bak grup yapalım,heyy bak ben aradığın erkeğim diyor sanki..!!! Ne de olsa fantazilerindeki erkekler ortalıkta bolca mevcut,hatta bakkala sipariş etseniz 5 dk. sonra kapınızda..!!

Hemen hemen çoğu maddi yönden iyi durumda,istedikleri an istedikleri yere gidiyor,istedikleri mekanlarda fink atıyor,istedikleri şeyleri alıyor giyiyor,yiyiyor içiyor..Ama yine ne hikmetse hayatlarında bitmeyen boşluklar..!!

Şimdi SESLİ DÜŞÜNÜYORUM hmmmm herhangi bir dişi kiminle,nerede ne zaman sikişmiş,kendini becertmiş,o gün ne giymiş,kime nasıl kölelik yapıyor,hizmet ediyormuş duymak ister miyim? Kim kime nasıl atlamış,kime kendini beğendirmek için takla atmış duymak ister miyim? Hangi dişi hangi gün regl olmuş,o gün içine dışına ne giymiş duymak,okumak ister miyim? Hangi dişi hangi pozisyonda sex yapıp,önden arkadan onu kim dağıtmış ne şekilde boşalmış,nazıl azmış-azdırmış bilmek,duymak,okumak ister miyim?
Hayır hayırrr sanmıyorumm...Düşündüm de bunların hiçbirini OKUMAK,duymak,görmek,TAKİP etmek istemem..Porno dergi okur gibi,porno film izler gibi,ya da birilerinin GÜNLÜĞÜNÜ okur gibi bu gibi şeyleri okumak,takip etmek,takdir etmek istememmm...

Bazen merak ediyorum onları takip eden,bıkmadan usanmadan yorumlar yapan,beğenileri sunan o abaza güruh acaba onların kimlerle sikiştiğini,o gün ne giydiğini,kimlere nasıl kevaşelik yaptıklarını okurken yanlarına da peçete alıyor,krem alıyor bir yandan takılıyorlar mıdır.!? Hani malum birilerinin ne giydiğini,kimle nasıl,hangi pozisyonda sex yaptığını sürekli takip etmek,okumak normal olmasa gerek..!

Sonuç olarak sanalcı,kevaşe,köle,fantazist dişiler ve onların yalaka,abaza takipçileri ve türevleri..Herkes dengini bulur derler,onlar da bulmuş gözüküyor.Fakat bu kadar şatafat,eğitimli,kültürlü,şık,cici yazı,görünüm ve yaşamlar adı altında böylesi abazalara kendilerini servis etmek,orospuluklarını bu şekilde yaşamak herhalde onların götünü yalayan abazalardan daha da rezil duruma düşürüyor onları..

Haahh benden uzakta nerede ne yapıyorsanız yapın,bu saçma,egoist,ezik,hayalci,sanalcı,fantazist izdüşümlerinizi de alıp,saçma dünyalarınızda,benden uzakta ne halt ederseniz edin...