25 Nisan 2013 Perşembe

Bondage

Bondage..Kölelik,esaret,tutsatlık anlamlarında çevrilebilecek bir kelimedir.Bdsm'de temel taşlardan biri,yaygın olarak kullanılan bir sistem,uygulama ve durumdur.Hatta zaman içinde pek çok formasyonu gelişmiştir denebilir.Alt başlıkları çok olan geniş bir konudur.Kimileri karşı tarafı ruhen,aklen esir alma yoluna gider,kimileri bedensel esaret,kimileri ise tümden karşı tarafı köle,tutsak olarak kendine ilhak eder.Farklı yöntem ve uygulayış biçimleri vardır.Sub-slave kişi kendini adayacağı,o'nu yönetecek bir güce ait olmak,teslimiyet sunmak ister,bu durumun tümden hali bir kölelik,esarettir.Ancak bu gönüllü bir kölelik ve esarettir.Kendinden üstte bir güce,bir yapıya kendini teslim etme,sunma,yönetilme,esaret durumudur.

Fiziksel bondage:Zincir,ip,herhangi bir başka bağlamaya yarayacak çorap,bez parçası,kelepçe vb. ile yapılan bir bondage türüdür.Olay fiziksel bağlamaya dayanır yani uzuvlar,vücudun belli bölgeleri kelepçe,zincir,ip,çorap vb. gibi şeylerle bağlanıp kişi etkisiz,esir duruma getirilir.Bu bir çeşit zorlama kökenli esir etme durumudur.Eskiden gerçek köleler zincir,kelepçe gibi şeylerle bağlanırdı.Kaçmamaları için,esir-köle oldukları anlaşılsın gibi nedenlerden dolayı,bağlanırlar ve hareketleri kısıtlanırdı.Kölelerde zamanla bu esaret imgelerine psikolojik olarak alışır ve esir-köle olduklarını bilinçaltlarında kabullenirlerdi.Fakat günümüzde zoraki,zorunlu kölelik,esaret olmadığı için,gönüllü esarete ve yönetmeye dayalı Bdsm ilişkilerinde kişiyi bağlamak,etkisizleştirmek bir fantazi ve zihinsel eğitim,uygulama unsuru olarak kullanılmaktadır.

Mental-ruhsal bağlama,esaret,yönetme:Kişiyi mental-ruhsal yönden kendine bağlamak,esir etmek,tutsak etmektir.İtaatkar ya da köle kişi ait olduğu,olacağı güce,kişiye mental,ruhsal yönden teslim olur ve esaretini kabullenmiş şekilde köle olarak,itaatkar olarak yaşar..

Bound:Sınırlamak,bağlı,zorundalık,hareket alanını kısıtlamak.Yani esir edilmiş kişiyi kısıtlamak,birşeylere zorunda bırakmak,sınırlamak.Hareket alanını,psikolojisini,serbestçe hareket etmesini kısıtlamak,kontrol altında tutmak,esir etmek...

Pek çok farklı Bondage çeşidi olmakla birlikte temel noktalar bunlar.Kısıtmalak,esir etmek,zorlamak,bağlamak,tutsak etmek.Hem fiziksel,hem mental,hem ruhsal esir,tutsak etmek,yönetmek,baskılamak.

Farklı ve güzel bir deneyim,itaatkar-köle kişiyi baskılamak,yönetmek,esir,köle etmek adına farklı,geniş,derin bir alan ve keyifli bir Bdsm uygulaması.Bdsm ilişkisi yaşayan kişiler arasında yaşanabilecek bir uygulama ve Bdsm aksiyonu.






Humiliation:Küçük düşürme, küçük düşme, aşağılama, rezil etme, alçaltma



Humiliation;kelime anlamı: Küçük düşürme, küçük düşme, aşağılama, rezil etme, alçaltma...Kelime itibarı ve kökeni ile pek çok anlama gelen,gelebilen bir durum,olay...

Öncelikle bu durumun genel insani psikolojisinden ve yönlerinden sonrasında ise Bdsm'de ki uygulaması ve yerinden bahsedeceğim...

Hemen her insan ''aşağılanma,küçük düşürülme,utandırılma'' denince bu durumu kabul etmeyecektir.Hatta sert çıkışlar yapacak,direnecek,itiraz edecektir.Lakin insanın yaradılışında var olan duygu ve dürtülerden biri de baskılanma,utanmadır.Utanma bir duygu durumdur.''Utanma da'' acı,sevinç,ağlamak,üzülmek,neşelenmek gibi bir duygudur .Nasıl ki insanlar acı çekmek,mutsuz olmak,üzülmek istemiyorsa utanmaktan da hoşlanmaz.Fakat insanlar nasıl ki her an mutlu,keyifli,neşeli olamıyor bazen istemese de acı çekiyor,üzülüyor,mutsuz oluyorsa her ne kadar utanmak istemese de hayat içinde,ikili ilişkilerde,toplum içinde bazen ''utanma'' duygusunu fazlasıyla yaşayabiliyorlar.


Pek çok konu ve insan psikolojisinde olduğu gibi utanmakta aslında ego ile alakalı bir duygu durumdur.Egolarında ve bilinçlerinde ''utanma'' duygusunu aşmış insanlar bu durumla kolaylıkla başa çıkabilir.Örnek vermek gerekirse,bir kadın dekolte ya da mini giymekten ''utanıyorken'' bir başka kadın bunları yapmaktan ''utanmıyor'' hatta keyif alıyor olabilir.Utanma duygusu en ağır etkiyi ''kendine güvenen,pek çok şeyi aşmış,özgüveni tavan'' olan insanlarda daha büyük etki yapmaktadır..


Tarih boyunca hükümdarlar,yöneticiler,güçlü konumdaki kişiler insanlara güç gösterisi ve kişisel tatmin ve zevk için ''humiliation'' uygulamıştır..Bunlar genelde savaş,kaos,çatışma zamanlarında ön plana çıkmıştır.Halk içinde çıplak gezdirme,teşhir etme,aşağılama,alay etme,komik kıyafetlere büründürme,üstlerine pislik,içki,yemek artığı dökme-atma en bilinen ''humiliation'' yöntemlerindendir...


Utanma,ürkme duygusu insanda kan akışının değişmesi,sinirlerin uyarılması,nabzın değişmesi netincesinde adrenalin,endorfin,serotonin gibi hormonların salgılanmasını sağlar...

''Adrenalin''  :Heyecan ve korku durumunda adrenalin salgılanması artar.Kan damarlarını genişletir. Acı hissini azaltır.

''Endorfin'': Hormonun işlevi, ağrının şiddetini azaltmak ve vücuda daha az rahatsızlık vermesini sağlamak için sinirleri uyuşturmaktır.''Mutluluk hormonu'' olarak da anılır. ''Heyecan'', ağrı, egzersiz, baharatlı yiyecek tüketimi, ''seks ve orgazm'' gibi durumlarda salınımı artış gösterir.

 ''Serotonin'': İnsanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir hormondur.

Yani humiliation;utanma,aşağılanma,rezil etme,alçaltma durumları insanın heyecan duymasını,hormonların salgılanmasını,beynin harekete geçmesini,kan akışının değişmesini sağlar.Yani bir nevi heyecan,zevk,farklı hisler yaratır.Bilinçüstü durumda aşağılanma kötüdür,kötü  hissettir,bilinçaltı durumda ise farkında olunmayan zevklerin dürtüsüdür.

Şimdi Bdsm açısından bu zevke,duruma bakalım...

Küçük düşürme ya da tezlil etme kelime anlamı olarak, karşıdakini hakir görme, onun duruşunu veya prestijini küçümseme fiilidir. Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır. Küçük düşürme, insan egosunu aşağıladığı için genellikle pek hoş olmayan gibi gelen ama bunu yaşayan sub-slave kişiler tarafından keyifli bir durum olarak algılanır.

Kişinin kendini küçük düşürmesi;

Küçük düşürme bir başka kişinin varlığını gerektirmez; kişinin kendi duruşunu kabul etme ve sahte gururu reddetme şeklinde de ortaya çıkabilir.

Başkalarını küçük düşürme;

Bir kişinin başka birisi tarafından küçük düşürülmesi, ekseriyetle diğerleri üzerinde güç iddia etmenin bir yolu olarak kullanılır ve baskının bilinen bir formudur. Ancak, cinsel küçük düşürme oyunlarında partner ile önceden yapılmış bir antlaşmanın parçası tarzında, tarafların rızası ile de olabilir. Her iki durumda da sadizm ve mazoizm dürtüleri ön plandadır.

Pek çok sub-slave karakter,ruh,yapı aslında bir o kadar hayat içinde,sosyal çevrede dik duran,güçlü görünümlü kişilerdir.İş hayatında,sosyal hayatta onlar yönetir ama içlerinde yönetilme arzuları vardır.Bu bağlamda iş hayatında,sosyal hayatta güçlü,özgüvenli vb. yapıda olan biri aşağılanmayı,utandırılmayı kabul etmeyecektir,fakat bunu yaşadığı an hissettiği farkılılık hissi adeta bir alışkanlık yapar.Bir kaç kölemden örnek vereyim.

Kölem ya da itaatkarlarım ile sadece dört duvar arasında değil toplum içinde de sosyalleşiyor,hayata aktif katılıyoruz.Bar,disco,restorant,konser,davetler vb. yerlere gidiyor,katılıyoruz.Pek çok köleme bazı durumlarda Külot giydirmem,miniler giydiririm,dekolte vb.Sonrasında diyelim metro'da,bar'da eteklerini olabildiğince sıyırıp teşhir etmelerini isterim.Bakışlar,merak,teşhir hissinin verdiği utanma,baskı dürtüsü hepsini heyecanlandırır.

Mesela bir köleme şöyle birşey yaptırmıştım.Misafirlerim gelecekti arkadaşlarım,ondan öncesinde kölem banyoda sabunladı,masaj yaptı,sonrasında elbiselerimi hazırladı.Ona da külot giymemesini,sütyen takmamasını,jartiyer çorap giymesini,mini etek giymesini emrettim.Arkadaşlarım geldiğinde yemek,alkol,sohbete daldık.Kölem de bir yandan bize hizmet ediyor,hazır da bekliyordu.Arkadaşlarım ve yakın çevrem Bdsm hayatı yaşadığımı,Master olduğumu bilir.Daha sonra köleme hazır olda,köşede beklemesini emrettim.İlk kez başkalarının yanında benden emir alıyordu.Heyecanlanmıştı.Yarım saat kadar sonra ise üstünü komple çıkarmasını,sadece altında mini etek,jartiyer çoraplı ve ayakkabılarıyla kalmasını emrettim.Hemen uyguladı.Refleks olarak ve utancından başını kaldıramıyordu,ellerini arkada birleştirmesini ve o şekilde köşede,ayakta,memeleri açıkta beklemesini,bir dahaki emrime kadar durmasını emrettim.Biz arkadaşlarımla o orada yokmuş gibi sohbetimize,içmemize,eğlenmemize devam ettik.Arada göz ucuyla köleme bakıyor hal ve davranışlarını süzüyordum.Daha sonra eteğini sıyırıp arkası bize dönük şekilde öne eğilmesini ve o halde durmasını emrettim,bir yarım saat kadar da öyle durdu.Arkadaşlar gittikten sonra biz bize kalınca sordum,ne hissettin,nasıldı diye...

''Efendim çok utandım,kendimi garip hissettim,kıpkırmızı oldum,kalbim küt küt attı ama bir yandan da değişik bir haz aldım,sulandım,memelerim uyarıldı'' yorumunda bulundu..

Bdsm'de ya da hayatın içinde aslında hiçbir şey göründüğü,bilindiği gibi değil.Ego,bilinçaltı,zevkler,tabular,ezberler,dürtüler,duygular herşey bir deneyim,farklı bir deneyim,farklı bir keyif...Ön yargılar ve peşin hükümler bunları engeller.Daha esnek ve ''deneyimleyici'' olmak her zaman faydalıdır...

Blog prensesleri-Egolar-Sürrealist Ütopyalar-Çelişik yaşamlar

Blog dünyasında dikkatimi çeken birşey oldu,daha doğrusu Bdsm ya da Sex blogları açan dişilerle ilgili dikkatimi çeken birşey...Ben Bdsm blogumu açalı dört ''4'' yıl oldu..Bdsm blogundan önce de başka bir blogum vardı,yani blog dünyasıyla tanışmam yaklaşık 7 yıllık bir süreç,bu Bdsm blogunu açmam ise 4 yıllık bir süreç..Bu süreçte özellikle Bdsm ve Sex blogu açan kinky,submissive,slave,sex düşkünü vb. dişiler (genç kızlar,olgun kadınlar,sevgilisi olan,evli,bekar,dul dişiler) diyebilirim ki % 90'i salt sanal,ve salt fantazi,hayal tatmini üzerine kurulu bir blog sevdası içinde.

Yani bir sanal dünya,sanal fantazi,sanal histeri,sanal yaşam egosu.Şuna kesin olarak inanıyorum ki sex,bdsm,kinky blogları olup onca şeyi yazan dişilerden çok çok çokkk azı gerçekten onları yaşıyor.Yani tüm yazılarında sürekli bir yaşanmışlıktan,realiteden,dürüstlükten,özgüvenden,farklılıktan bahsediyorlar ama çok çokk azı gerçekten böyle.Pek çoğu adeta bir sanal fantazi dünyası yaratmış ve o dünyada yaşıyor.Blogtan bana ulaşan pek çok sub-slave ile görüştüm,buluştum,ilişki yaşadım..Amaa sadece 3 tanesinin blogu vardı,evet 3..Diğer herkes sub-slave olmak,bdsm yaşamak için görüştüğüm pek çok dişi blogu olmayan,blog yazılarımı okuyan ve mail'den bana ulaşan,blog dünyasında yer almayan kişilerdi.Bu blog üzerinden görüştüğüm,ciddi bir bdsm ilişkisi yaşadığım,uzun süre birlikte olduğum,ismi lazım değil bir dişi vardı(ismini,cismini,konumunu,durumunu,blog ismini deşifre etmeyeceğim,bende olan bende kalır).Blog dünyasında olan belki de herkesin blog ismiyle söylediğimde tanıyacağı, bildiği,yüzlerce hatta binlerce takipçisi olan biriydi.Fakat blogta yazdıkları adeta A'dan Z'ye fantaziden ibaret olan,gerçek yaşamında evli olan,bambaşka gerçeklerin ve yalanların ortaya çıktığı biriydi.

Zaman zaman görüyorum sex,bdsm blogu olan bazı dişiler.Onlarca,yüzlerce takipçisi hatta fan'ları,hayranları var.Adeta bir hayran kitlesi oluşturmuşlar.Bu egolarını ve sanal fantazilerini tatmin etmeleri açısından güzel fakat yazdıkları,söyledikleri,düşledikleri ne kadar gerçek!? Ya da gerçekte bahsettikleri sürtük,submissive,slave kişiler mi!?

Bakıyorum onları takip eden pek çok kişi ve her yazdıklarına onlarca yorum.Hatta bdsm blogu açmış,sub-slave olduğunu ilan eden bir dişiye bdsm ile alakası olmayan,salt cinselliğe dair bazı ögeler ve yazılar var diye dadanan,yazan pek çok erkek var.Bu bir ironi,bir zıtlık,bir tezat,bir iletişimsizlik,bir karmaşa bence.Bdsm ile hiçç alakası olmayan kişilere,yorumlarına,bloglarına ayırdıkları vakti bu işi gerçekten bilen,uygulayan,yaşayan kişilere ayırabilirler.Oysa kendilerince oluşturdukları sanal gerçeküstücülük ve dünyalarında uğraştıkları kişiler,durumlar çok alakasız ve zıt.

Ben pek kimseyi takip etmem,fazla yorum yazmam,fazla ilgilenmem ki son 1 yıldır kendi bloguma bile doğru dürüst birşeyler yazmıyordum.Bakıyorum mevzubahis dişilerin bloglarını günlük,saatlik,dakikalık takip eden sex düşkünü bdsm ile alakası olmayan erkekler,ya da master olduğunu söyleyip her sub-slave olduğunu söyleyen dişiye sürekli asılanlar,yazanlar...Ben ki bu blogum 4 senedir var lakin başkalarına yazdığım yorumlar toplasanız 10'u geçmez bu 4 yıllık süreçte..

4 yıllık emek,hayata-bdsm'ye dair bilgi birikim,kültür,olgunluk,yaklaşım,gerçeklik adına net ve belli olan yazılarım,yorumlarım,düşüncelerim,yaklaşımım...Lakin fikirlerime,yazılarıma dair bir yorum yok,beğeni ya da eleştiri yok.Blogum bugüne kadar ''50 bin kişi'' tarafından ziyaret edilmiş,okunmuş...50 bin kişiiiiiiiii..Lakin yapılan yorumlar 5 tane ya var ya yok! Yani herkes İZLEYİCİ,KAÇAK DÖVÜŞEN..Bakıyor,okuyor,sonra köşesine çekiliyor.Anonim olarak,isimsiz,kimliksiz yorum yapmak bile zor geliyor.Oysa ki eminim,bu 50 bin kişi içinden en az bir % 20'si birşeyler ''öğrendi,cevabını aradığı bazı soruları buldu,hayatında uyguladı,faydalandı''...Eminim bir dişi olsam yazılarıma yapılan yorumlar,gelen mailler,takipçiler eksik olmazdı..!!! Bu da toplumun ve insanların iki yüzlülüğü ve bencilliğine ayrı bir örnek......

Eminim sex blogu,bdsm blogu açan bazı dişilerin götünde,peşinde dolansam,yazılar yorumlar yapsam,egolarını tatmin etsem karşılığı cici kızlık,yağcılık ve göstermelik saygı olacaktır...Eminim birilerini düşürmek için gece gündüz bloglarında yatsam,gece gündüz yorumlar yapsam,demagoji yapsam,şov yapsam bana olan yaklaşımlar daha farklı olacaktır..!

Farklı,değişik hissettiğini,olduğunu,alabildiğine özgür olduklarını söyleyen,her arzularını,fantazilerini alabildiğine yaşadığını iddia eden bu topluluk,bu dişiler her nedense iş bu gibi şeylere gelince bir anda masum,ürkek,çekingen,mesafeli kesiliyorlar...Bana ulaşanlar,saygı,beğeni belirtenler genelde ''Blog kullanıcısı OLMAYAN kişiler''..Mail atan,düşüncelerini söyleyen,fikir beyan eden,paylaşan kişiler %95 ''Blog kullanıcısı OLMAYAN kişiler'' Hatta sert üsluplu,kadınlara yönelik bazı yazılarımı okuyup ''KOYU FEMİNİST  ya da Lezbiyen olmalarına RAĞMEN'' şu şu konuda haklısın diyenler bile var...!! Feministlere,Lezbiyenlere bile bazı fikirlerimi kabul ettirip,takdir,yorum,beğeni alabiliyorumm AMA ne hikmetse aynı düşünceleri,zevkleri,felsefeyi paylaştığımız,aynı düzlemde olduğumuz ''Blog Prensesleri'' abazaların onların götlerini kaldırmasıyla ve egolarını şişirip tatmin etmesiyle fazla meşgul..!! Paylaşmak,selamlaşmak,sormak,danışmak,okudukları,beğendikleri bir yazıma-konuya yorum yapmak,tebrik etmek,saygı duymak zor geliyorrr...Oysa görüyorum ki gerek geçmişte,gerek şimdi yazılarımdan alıntı yapanlar,bir iki kelimeyi değiştirip ana fikri aynı olan konular,cümleler yazabiliyor.Hatta kimileri direkt ''komple yazılarımı,fikirlerimi alıp,modifiye edip kullanma izni istiyor'' ama bir takdir,saygı,selam,beğeni,yorum,teşekkür etmek zor geliyorrr...Kimbilir belki pek çokları fikirlerimi,ögelerimi,mantığımı beynine copy paste edip kullanıyorrrr...Ama hayatında uygulayarak ama modifiye edip kendininmiş gibi sunarakk...!İşte bu yüzdendir ki o aştım,çoştum,koptum,farklıyım,şöyleyim,böyleyim diyen ''Blog Prensesleri'' bana sahte ve sürrealist geliyor...

Ben yapı,karakter olarak dişilerin peşinde koşmayı,uğraşmayı,yalakalık yapmayı,düşürmek için sinsilik vb. yapmayı sevmeyen bir insanım..Hatta baktığımda pek çok erkek bir dişiye yükleniyor,peşinde koşuyor,iltifatlar yağdırıyorsa o dişiye selam vereceğim varsa bile vermiyorum,geri duruyorum...

Sanal dünya,blog dünyası,hayaller,fantaziler herkes tutturmuş bir yol gidiyor.Herşeyi gerçeküstü-sürrealist bir dille yazıyor,gösteriyor,sunuyor ve kendilerine yarattıkları ''sahte abaza'' kitleler ve ''hazırcı insan'' yığınlarıyla ''blog kardeşiliği,blog prensesliği,blog orospuluğu,blog riyakarlığı'' yaparak sürreal bir dünya düzleminde ilerliyorlar...Kim bilir belki bazıları gerçek hayatta yaşayamadıklarını ama yaşamak istediklerini blogta gerçekmiş gibi sunuyor,kimileri varolmayan gerçeklere kendini de inandırmış,kimileri ise saçma tiplerle uğraşmaktan aslolana,asıl konulara,kişilere odaklanamıyor...

Görünen o ki etraf riyakar ve sahte ruhlarla,hayalci ütopik dişilerle ve abaza erkeklerle dolu..Tüm bu sanal fantazi dünyasında,gerçekçi olanlar kimler anlamak zor ve çetrefilli..Lakin böyle olmasını sağlayan da kendileri...Yaa cesaretten,mantıktan,gerçeklikten,farklılıktan söz etmeyecekler ya da böyle olduklarını gerçekten belli edecekler,gerisi boş ve saçma...

Little bit Bdsm Art