5 Eylül 2013 Perşembe

Vanilla,acemi,kararsız,faydasız dişiler...

Herkese merhaba,bir süre aradan sonra yine bir kaç yazı yazayım dedim.Uzun süredir gözlemlediğim ve yazmaya fırsat bulamadığım bazı durumları yazacağım.

Pek çok konuda,ama özellikle bdsm hakkında yazılar yazıyorum.Eleştirenim çok olduğu kadar,sevenim takip edenim de çok,sağolsunlar.Lakin bir yerlerde ağır şekilde eksikler,sorunlar var.

Bana ama teşekkür etmek için ama destek için ama eğitilmek için,ama kölem olmak için pek çok kişi ulaşıyor,tanışıyoruz konuşuyoruz.Bana ulaşıp tanışmak,kölem olmak,eğitilmek isteyenlerin hemen hepsi ilk aşamada çok istekli,heyecanlı,keyifli lakin daha ilk testlerde '(evet ilk testlerde diyorum) başarısız oluyor.Bana ulaşanların hemen hepsi bu hayatı yaşamak istediğini söylüyor ama en ufak şeyde tepkileri büyük,anlamsız,garip.

Hemen hepsi acemi,pek çoğu bdsm'yi izledikleri filmlerden,okudukları kitaplardan biliyor ya da hislerini tarif ederken pek çok şey söylüyor ama uygulamaya gelince çoğu zorlanıyor,daha ilk etapta kaçıyor ve testlerimden geçemiyor.

Yazılarımda,konularımda ısrarla vurguladığım şeylerden biri; Bdsm hayatının hiçte kolay olmadığı,izledikleri okudukları şeylerle reel yaşamın çok değişik olabileceğini,uygulamaya geçince zorlanmalar olacağını,bu hayatı herkesin yaşayamayacağını,gerçek köleliğin-efendiliğin sanıldığı kadar kolay olmadığını her seferinde vurgluyorum.Buna rağmen benimle ilk tanışmada köle adayları pek keyifli,istekli iken uygulamalara geçince zorlanıyor,cayıyorlar.Çok çok çoookkk istekli olup ''efendim yaparım,ederim ben bu iş için doğmuşum,eğitin,öğretin,köleniz yapın,sınırlarım yok'' diyen dişiler daha ilk adımlarda yarı yolda kalıyorlar.

Hep şunu diyorum bu bir fantazi de olabilir reel yaşam şekli de.Fantazi olarak yaşayanlara Bdsm'de ''vanilla'' deriz,reel anlamda yaşayanlara ise submissive,slave,switch,master,dominant vb. deriz.Yani karışık dürtüleriniz,hevesleriniz,nazlarınız ile gerçek bdsm'yi ayırt etmeyi bilin.Pek çok köle adayı geldiğinde ''bilmiyorum,duygularım karışık,korkuyorum ama öğrenmek yaşamak istiyorum'' diyor..Pekala diyorum,test edecek,deneyecek,bakacak ve karar vereceğim.Fakat bu köle oluruz diye yanıp tutuşanlar,bırakınız köleliği ''vanilla'' bile olamayacak düzeyde kişiler.Ne istediklerini bilmeyen,hayatlarının belli dönemlerinde boşluğa,bunalıma düşmüş,değişik şeyler denemek isteyen,ilgi çekici bulan,meraklı ama sub-slave olmayan kişiler.

Haliyle bu kişiler bana zaman,enerji kaybettiriyor.Herkesi tek tek tanıyıp uğraşamam,herkesin kişisel sorunları,psikolojik sorunları,kararsızlıkları ile uğraşacak olursam ''psikolog'' tabelası asıp,ücret almaya başlarım!

Bana köle olmak,eğitilmek vb. için gelenlerin çoğu başta istekli,hevesli lakin birşeylere yaşamaya başladıktan sonra acıdı,uff oldu,puff oldu demeye başlıyorlar.Nedensiz,sebepsiz yere kaçıyorlar..''Aaaa ama ben böyle beklemiyordum'' diyenler var (aa ama böyle beklemiyordum diyenlerden örnek verecek olursam) ; ''anal istemiyorum,ağzıma yüzüme boşalmayın efendim,ayak yalatmayın efendim,sert davranmayın efendim,bilmem ne yapmayın efendim'' gibi komik,mesnetsiz,saçma isteklerle geliyorlar.Ben buna ''elinde listeyle'' gelmek diyorum.

Bana elinizde ''istek listeleriyle'' gelip gerçek bdsm'yi yaşayacağınızı mı düşünüyorsunuz? Ya da bdsm'nin nazlardan,korkulardan,listelerden,isteklerden oluştuğunu mu?

Oldu olacak yer değiştirelim.!!! Sizler yönetici dom-master olun ben köle olayım! Ya da ortalıkta bizler sub-slave'iz,yaşıyoruz,yaşamak istiyoruz diye dolanmayın...!

İstekleri,heyecanları,korkuları anlıyorum lakinnnnnn daha başında bu kadar basit testlerde kopan,beceremeyen,isyan eden dişilere de dayanamıyorum.Şu son 4-5 ay'da 7-8 tane köle ''adayı'' ile tanıştım,görüştüm, evet adayı diyorum çünkü hiçbiri köle ''değil''.Eğiteyim dedim ama sonuç hep hüsran!

Hayır karakterimde,taktiklerimde,bilgimde,kültürümde eksik yok.Konu tamamen ne istediğini bilmeyen,acemi,korkak,vanilla dişilerin kafası karışık dişilerin,yetersiz dişilerin karşıma çıkıp enerjimi,vaktimi,sabrımı tüketmesi.

Buradan tüm sub-slave adaylarına sesleniyorum.Ben yeterince eğitimli,kültürlü,iş bilen,usta bir Master'ım.Eğer benim yöntemlerim ve kurallarımı kabul edemeyecekseniz,gidin ve kendi ayarınızda yeni yetme sözde efendi'ler,kendini efendi zannedenler,bir halt bilmeyen kişileri bulun ve onlara nazlanın,onlarla yaşayın ''vanilla'' yaşamlarınızı.Çünkü sabrımı ciddi manada zorluyor,vaktimi alıyor,enerjimi tüketiyorsunuz!

12 Temmuz 2013 Cuma

Fantazist kevaşeler ve onların Abaza Fanları...

Hayalci orospular,bitmeyen nazlar,sürekli hayaller,fake bloglar,takipçi fantazistleri,gereksizler,egoistler,sanal orospular,sanal köleler daha da sayabilirim ama bu kadarı yeterli bazı şeyleri tanımlamaya.

Zaten irite olduğum pek çok şey varken bir de sanal kevaşeler,köleler,fantazistler hiç çekilmiyor.Ne öylelerinin yazılarını görmek,duymak ne bloglarını takip etmek ne de muhattap olmak istemiyorum.Ne ilgimi çekiyorlar,ne haz veriyorlar ne de birşey yaşamaya değer değiller.Oluşturdukları sanal orospuluk-kölelik-fantazi dünyalarında peşlerine taktıkları onlarca abaza ile yaşamlarını kendilerini avutarak geçiren ülkemin orospu ama aslında orospu olamamış,köle ama aslında ne istediğini bilmeyen dişilik türleri bunlar.

Baksanız,okusanız herşeyi yapıyorlar,fantazi dünyaları derin.Sanırsınız ki Brazzers'dan ya da Bdsm.tube'dan fırlama orospu,köle dişiler.Her gün bir yerlerdeler,sürekli dişi-erkek birileri onlara ilgi gösteriyor,peşlerinde koşuyor,elde etmedikleri yok,sanırsınız hepsi birer güzellik,sex,kölelik,dişilik ikonu,abidesi...!!
En çok takıldığım nokta ise ama günlük ama periyodik olarak yaşadıklarını ''sözde gerçekliği'' anlatmaları.Bugün falanca mekanda falanca beni süzdü,bugün şunu giydim,bugün falancayla grup yaptım,bugün annem beni azarladı,bugün sevgilim beni becerdi,bugün denizde yüzdüm,bugün iş yerinde kavga ettim,bugün partide başıma şu geldi..Ehh kendilerince içlerini döküyorlar diyelim,kendilerini anlatıp övgü,takdir,istek,arzu beklentisi içinde.
Onlar herşeyi yaşıyor ama ne hikmetse yaşadıklarının onaylanması,takdir edilmesi,takip edilmesi,yorumlanması daha büyük keyif veriyor onlara,çünkü kendileri de biliyor hayal dünyasında yaşadıklarını ve takdir edilip onaylanma histerisi içinde savruk yaşadıklarını.Hayatlarındaki neredeyse bütün yakışıklı,sikici,master,fantazist erkekleri hep parti ortamlarında buluyorlar ne hikmetse.Hatta o erkekler hazırda bekliyor bunları görünce köle,orospu,fantasizt ne olduklarını alınlarından okuyor adeta ve heyy sen kölem ol,heyy bak grup yapalım,heyy bak ben aradığın erkeğim diyor sanki..!!! Ne de olsa fantazilerindeki erkekler ortalıkta bolca mevcut,hatta bakkala sipariş etseniz 5 dk. sonra kapınızda..!!

Hemen hemen çoğu maddi yönden iyi durumda,istedikleri an istedikleri yere gidiyor,istedikleri mekanlarda fink atıyor,istedikleri şeyleri alıyor giyiyor,yiyiyor içiyor..Ama yine ne hikmetse hayatlarında bitmeyen boşluklar..!!

Şimdi SESLİ DÜŞÜNÜYORUM hmmmm herhangi bir dişi kiminle,nerede ne zaman sikişmiş,kendini becertmiş,o gün ne giymiş,kime nasıl kölelik yapıyor,hizmet ediyormuş duymak ister miyim? Kim kime nasıl atlamış,kime kendini beğendirmek için takla atmış duymak ister miyim? Hangi dişi hangi gün regl olmuş,o gün içine dışına ne giymiş duymak,okumak ister miyim? Hangi dişi hangi pozisyonda sex yapıp,önden arkadan onu kim dağıtmış ne şekilde boşalmış,nazıl azmış-azdırmış bilmek,duymak,okumak ister miyim?
Hayır hayırrr sanmıyorumm...Düşündüm de bunların hiçbirini OKUMAK,duymak,görmek,TAKİP etmek istemem..Porno dergi okur gibi,porno film izler gibi,ya da birilerinin GÜNLÜĞÜNÜ okur gibi bu gibi şeyleri okumak,takip etmek,takdir etmek istememmm...

Bazen merak ediyorum onları takip eden,bıkmadan usanmadan yorumlar yapan,beğenileri sunan o abaza güruh acaba onların kimlerle sikiştiğini,o gün ne giydiğini,kimlere nasıl kevaşelik yaptıklarını okurken yanlarına da peçete alıyor,krem alıyor bir yandan takılıyorlar mıdır.!? Hani malum birilerinin ne giydiğini,kimle nasıl,hangi pozisyonda sex yaptığını sürekli takip etmek,okumak normal olmasa gerek..!

Sonuç olarak sanalcı,kevaşe,köle,fantazist dişiler ve onların yalaka,abaza takipçileri ve türevleri..Herkes dengini bulur derler,onlar da bulmuş gözüküyor.Fakat bu kadar şatafat,eğitimli,kültürlü,şık,cici yazı,görünüm ve yaşamlar adı altında böylesi abazalara kendilerini servis etmek,orospuluklarını bu şekilde yaşamak herhalde onların götünü yalayan abazalardan daha da rezil duruma düşürüyor onları..

Haahh benden uzakta nerede ne yapıyorsanız yapın,bu saçma,egoist,ezik,hayalci,sanalcı,fantazist izdüşümlerinizi de alıp,saçma dünyalarınızda,benden uzakta ne halt ederseniz edin...


27 Nisan 2013 Cumartesi

Vayy bee...

Dört gündür ''72'' tane mail geldi...Hala ara ara gelmeye devam ediyor saymayı bıraktım artık,ağırlıklı olarak da erkeklerden mail geliyor.Küfür edenler,insanları ahlaksızlığa yönelttiğimi söyleyenler,insanlara ve kadınlara kötü örnek olduğumu söyleyenler,toplum ahlak ve kültürünü zedelediğimi söyleyenler,bu ülkeden bu kadar şikayet ediyorsam,çekip gitmemi isteyenler...Kadınları rahat,açık,dekolte giyinmeye teşvik ettiğimi,kevaşeliğe sürtüklüğe teşvik ettiğimi,kadınları Bdsm,cinsellik ve diğer fantazileri yaşamaya,bu konularda özgür seçimler yapmaya teşvik edip kötü örnek oluşturduğumu söylüyorlar.Gelen mail'lerin çok az bir kısmı Bdsm'ye dair.Onlar da üslubumdan ve tarzımdan şikayetçi...

Tüm bu eleştiriler gösteriyor ki ''bu toplumun riyakar,bencil,inkarcı,tabularla yaşayan,sinsi'' yaşadığını belirten yorumlarımın ne denli haklı ve doğru olduğunu adeta ispatlıyor.Beni haklı çıkardıkları için beni eleştirip,mail yağmuruna tutan,hatta abartıp ülkeden gitmemi isteyen zihniyetlere,kişiliklere,eziklere çoookkk teşekkürler..! Bu durum mücadeleme,doğru bildiklerimi söylemeye,inandıklarımdan taviz vermemeye ve daha büyük bir azimle yazmaya,söylemeye,uygulamaya itiyor,güç veriyor...

Dün gece ki;

Siz mi anormalsiniz,ben mi.!??

 yazımda kendimden,kölelerimle yaşadıklarımdan pek bahsetmediğimi,bunu ön plana çıkarmayı sevmediğimi söylemiştimmm ancakk tüm bu gelişmeler beni bazı şeyleri yazmaya,söylemeye itiyor...

Dia Zerva:Gerçek adı Julie Blair,Women's extreme wrestling organizasyonlarında şovlara çıkan,Bdsm filmlerinde aktris,özel hayatında da slave olan bir kadın.Bir kaç yıl önce yurt dışında bulunduğum dönemde 6 ay kölemdi...Hatta bağlı bulunduğu şirketle bazı Bdsm ve film projelerinde çalıştım (filmlerde oynamadım,kamera arkası işlerde bazı projelerde yer aldım.) Kendisi gerek özel hayatında bir slave gerekse pek çok bdsm filminde slave rolünde oynayan bir kadın.Bazı filmlerinde switch,bazılarında mistress rolünde,fakat özel hayatında gerçek bir slave...Yaklaşık 6-7 ay kadar Master-Slave ilişkimiz oldu.Sonra işlerimden dolayı ve yer değişikliğinden dolayı noktaladık ilişkiyi,hala arada haberleşir,konuşuruz...

 Aria Giovanni:ABD'li çıplak model ve aktrist.Penthouse dergisinin (penthouse playboy dergisinin en büyük rakibidir) eylül 2000 sayısının kapak kızı.Fotoğraf modelliği yaptığı sırada çeşitli televizyon gösterilerinde de yer almıştır.İş yaşamında 20 pornografik yapımda oynamıştır.

Babası İtalyan-Yugoslav kökenliydi,annesiyse Fransız,Alman,İrlandalı ve yerli amerikan asıllarına sahipti.(bu kısımlar wikipedia'da onun hayatına dair kısımlardan alıntı az çok kim olduğunu anlamanız için.)Şimdi benimle ilgili olan kısmına geleceğim.

Bir buçuk yıl önce yurtdışında çalıştığım bir projede tanıştık.Edilgen,slave ruh yapısını keşfettim ve konuya girdim ufaktan.Bdsm hayatı yaşadığını,özel hayatında bir slave olduğunu söyledi.Laf lafı açtık derken yemek,görüşme,takılma ve sonrasında kölem oldu.Macaristan,İtalya,Fransa pek çok yeri geziyordu fotoğraf çekimleri,Bdsm çekimleri,modellik çekimleri için.Dokuz ay kadar Master-Slave ilişki yaşadık,en son Tayland'a çekim ve iş için gitti,gelecek hayatındaki projeler için sağlam bir iş aldı,benimde o dönemde başka işlerimden dolayı pek sağlıklı bir ilişki yürümeyeceğinden yollarımızı ayırdık.Hala görüşür,konuşuruz..

X kadın: Bu kişinin ismini diğer ikisi gibi vermeyeceğim,nedenini birazdan anlayacaksınız.Tanınan yabancı müzisyen bir kadın.Yine bir iş ortamında tanıştık.3 aydır Slave eğitimi veriyorum o'na...Tamamen sıfırdan başladı,şu an geldiği nokta keyif verici ve tatmin edici.Hızlı ve çabuk öğreniyor,onunla bir ilişkimiz yok sadece eğitiyorum ve öğretiyorum,bunun dışında iyi arkadaşız ve fırsat oldukça görüşüyoruz.


Bu üç kadını neden anlattım!?Neden bu örnekleri verdim,bu olayları neden aktardım!?

Çünkü bu ülkedeki iki yüzlü,sinsi,korkak insanların saçmalıkları,eleştirileri,saçma kişilerle,Bdsm yaşadıklarını zannetmeleri,üslubumu sert,farklı,abartı bulmaları komik ve can sıkıcı.Çünküüü sözde ''ahlak ve toplum kurallarını'' zedelediğimi,kadınları çıplaklığa,Bdsm'ye,teşhire,ahlaksızlığa,özgür cinselliğe ve seçim yapmaya teşvik ettiğimi söyleyip beni afaroz edenler,küfür edenler,ülkeden gitmemi isteyenler...Siz sinsi,korkak,riyakarlar sürüsü saçmalıklarla,sinsilikle,korkaklıkla,bitmeyen eleştiri ve yalnızlıklarınızla,hayallerinizle yaşarken dürüst ve net olmayı ''kelime oyunu zannederken'',gerçekliği yaşamak yerine sürrealist hayatlarınızda egolarınızı şişirirken,kendiniz her türlü pisliği,riyakarlağı yapıp başkalarını sürekli eleştirip ahlaksız,kötü olmakla suçlarken,kendi yitikliğinizi görmezden gelirken,3-5 ''komik,sıradan'' aksiyonu devasa,müthiş deneyimlermiş gibi sunarken ''ben'' hayal dahi edemediklerinizi yaşadım,yaşıyorum..Sizler emeklerken,öğrenmeye çalışırken beennn öğretiyordum...! Sizler ''vanilla,newbie,hayal ürünü'' tadında ilişkiler yaşarken ben herşeyi aşmış,çözmüş,kitlelere,dünyaya mal olmuş kişilerle,kadınlarla gerçekliği yaşıyordum...! Sizler bir kadını,köle adayını,köleyi ''nasıl düşürsem de becersem,kullansam,çıkar sağlasam'' diye düşünüp büklüm büklüm olurken ben kadınların yüzlerine gerçekliği söylüyor,konuşuyor,düşünüyor,yorumluyor yaşıyor ve yaşatıyordum...! Sizler ''kadın bedeni nedir,çıplaklık nasıldır'' diye ağzınız açık bakıyorken 17 yaşımda striptiz seyretmiş,18 yaşında ilk grup sexini yapmış yine 18 yaşında ilk Bdsm deneyimini yaşamış çıplaklığı,cinselliği aşalı yıllar olmuş ve sindirmiş halde yaşıyorum....Sizler tüm ''sinsiliklerinizle,korkularınızla,sahteliklerinizle'' yaşıyorkennn ben kendimi bilerek,ne olduğumu kabullenip,farkında olarak sizlerin hayal bile edemeyeceği mecralarda tecrübeler kazanıp,yaşayıp bu noktalara geldim..

Şimdiiiiiii ne dediğiniz,ne düşündüğünüz,ne yaşadığınız,ne olduğunuz beni zerre kadar ilgilendirmiyor...İlgilendirmeyecekte..Bana eleştirinin ötesinde olan afaroz etme,saldırma tarzındaki yaklaşımlarınız,beni anlamayışınız sizin ezikliğiniz.Bu tür yaklaşımlarınız beni doğru bildiklerimden,düşündüklerimden alıkoyamayacak.Sizler hayal ededurun,çocukça oyunlarla oyalanın,ben gerçekliğin tadını çıkarmakla meşgulüm...





26 Nisan 2013 Cuma

Public Sex-Public Disgrace

Public ve Public Disgrace...İki kavram.Public halk demek,sex ve Bdsm'de ise ''public'' bir çeşit fantazi anlamı taşıyor,Public Sex olarak biliniyor ve kısaca Public deniyor..Yaniii halk içinde,halka açık yerlerde sex,akyison,heyecan yaşamak.Bir diğer yakın türü de ''outdoor'' yani ''dışarısı,dışarıda'' demek..Ama outdoor'da amaç orman,deniz,araba içi,sote mekanlar gibi yerlerde genelde halka,insanlara gözükmeden sex,heyecan yaşamak,Public de ise amaç,sote yerlerden ziyade halkın olduğu yerlerde bu aksiyonları yaşamaya dayalı bir fantazi ve uygulama türü.Hatta denilebilir ki Bdsm ya da normal sex hayatları olan pek çok insanın dünyada en çok yaşamak istediği fantazilerin liste başında ''outdoor'' ve ''public'' geliyor..

Public Sex:Halk,toplum içinde,mekanlarda sex fantazisi.Bar,disco,restorant,wc,cadde,otoyol kenarı,konser vb. yerlerde yapılan sex,teşhir akyisonları.

Outdoor:Dışarısı,dışarıda fakat daha ziyade pek kimselerin olmadığı,görmediği yerlerde orman,araba içi,sote yerler,kuytu köşeler,deniz,sote sahiller gibi yerlerde yapılan sex aksiyonları.

Disgrace:Maskaralık,ayıp,utanılacak şey,rezalet,kepaze etmek.

Public Disgrace:Halk,toplum içinde utandırma,kepaze etme,maskaralık.


Bdsm'de bir tür olan Public Disgrace,Humiliation esaslı bir aksiyon.İtaatkar ya da köle public-halk içinde utandırılıyor,maskaralık,utandırma,teşhir uygulanıyor.Tabii Türkiye gibi bir ülkede bırakın Public Disgrace'i,bırakın Public Sex'i,outdoor yaşamak bile başlı başına bir sorun.Toplum yapısı,kültür,ahlak,tabular,sosyal yapı gibi etkenler bunu yaşamayı zor hale getiriyor.Neyse ki bu gibi şeylerin yaşanabileceği yerler de var.Pek çok farklı şekillerde kölelerime Public Disgrace uyguladım ve Public Sex yaptım.Özellikle yurt dışında yaşarken bunları rahatlıkla yaptım,yaşadım.Malum batı toplumları cinselliği,çıplaklığı ve fantazileri,cinsel seçimleri,yaşayışları hor görmüyor,en azından tasvip etmese de kimseye fiziki,direkt müdahalede bulunmuyor.Bu yüzden batı toplumlarında,ülkelerinde Publix Sex (dünya'da genel bir fantazi) ve Bdsm'ye giren bir tür olan Public Disgrace yaşanabiliyor.Ancak Türkiye'de de bazı mekanlarda,ortamlarda Public yaşama imkanları var.
Tabii burada başka bir konu gündeme geliyor.Batı ülkelerinde bireyler,insanlar cinsel tercihlerini,yaşamlarını saklama gereği duymazken ve yaşayabiliyorken Türkiye gibi bir ülkede tabular,korkular,çevre baskısı gibi etkenler varken bir köle ile Public Disgrace yaşamak başlı başına bir sorun.Önce köleyi ya da itaatkarı bu kıvama getirmeniz,o güveni vermeniz,nerde ne yapacağınızı bilmeniz gerekiyor.Sonrasında ise çevre şartları,mekanlar,oradaki insanları iyi bilmeniz,nerede ne yapacağınızı biliyor olmanız gerekiyor.Bakıldığında Türkiye'de yaşaması oldukça komplike ve zorlu bir süreç fakat imkansız değil,kendimden biliyorum.

Bir kölemle Türkiye'de yaşadığım bazı Public Disgrace durumlarından örnek vereyim.
Köleme o gün mini bir elbise giymesini emretmiştim.İçinde sütyen,külot hiçbirşey olmayacaktı.Yazındı ve oldukça sıcaktı.Önden göğüs hizasından,elbisenin bittiği noktaya kadar fermuarlı,mini bir elbise giymişti.Yani mini elbisesinin fermuarını memelerinden,cinsel bölgesine kadar istediğim gibi açma şansım vardı.Elbiseyi çıkarmasına,ayrı ayrı uğraşmamıza gerek yoktu.Bildiğim ve güvendiğim bir Bar'a gittik.Birer içki söyledik ve bir süre normal oturduk,bakındık,lafladık.Sonra memelerini yarı açıkta bırakacak şekilde fermuarını açtım,memelerinin yarısı dışarıda idi,yarısı ancak elbisenin içinde kalıyor fakat uçları ve yarısı bariz şekilde görünüyordu.Bir süre sonra ise memelerini komple gösterecek,dışarda bırakacak şekilde açtım elbiseninin fermuarını,artık memeleri komple açıkta ve de gözüküyordu.Etraf masalarda oturan çiftlerden meraklı ve gülümseyen bakışlar oluyordu,tabii kölemde utanıyor bir yandan da farklı bir keyif alıyordu.Servis yapan çocuk geldiğinde böyle kalmasını,istifini bozmamasını emrettim.Çocuk içkilerimizi tazeledi şaşkın ama çokta oralı olmayan bir ifadeyle baktı ve gitti.
Sonra mini elbisesinin alt kısmını cinsel bölgesine kadar sıyırmasını ve orayı da açmasını emrettim.Devamında ise bana oral yapmasını.Hiç tereddüt etmeden işine koyuldu ve pantolonumun düğmelerini açarak oral yapmaya koyuldu.Biri gelir,bakar,ederse hatta birşey derse bile işine devam edeceksin diye emrettim.Etraf masalardan bakışlar,gülümsemeler artmış adeta tempo tutup alkışlayacak kıvama gelmişti.Kölem bana oral yaparken ben birer içki daha söyledim,çocuk manzarayı gördüğünde şaşkınlığı iyice arttı ama ne birşey dedi,ne müdahale etti (ve dip not:bildiğiniz,ortamına,insanlarına güvendiğiniz mekanlar önemli bu açıdan)...Köleme oral yapmaya devam etmesini ve boşaldığımda tek bir damlayı ziyan etmeden yutmasını,üstümü ve etrafı batırmamasını emrettim,o da aynen öyle yaptı ve hiçbir damlayı ziyan etmeden bana müthiş bir keyif yaşattı.
Oral faslından sonra işi bir adım öteye götürmeye geldi sıra.Memeleri zaten açıktaydı,ayağa kalkmasını mini elbisenin altını vajina ve kalçaları gözükecek şekilde sıyırmasını ve o halde oturduğumuz masadan,son masaya kadar gidip gelmesini,bu şekilde 2 tur atmasını ve herkese ''ben efendimin fahişesiyim ve emrettiği şeyleri yapmaktan keyif alıyorum'' demesini emrettim.Hepsini harfiyen uyguladı ve çok aşırı olmasa da bir alkış tufanı yaşandı.Sonrasında çok uzatmadan,tadını kaçırmadan mekandan ayrıldık.
Benzer pek çok farklı Public Sex ve Public Disgrace yaşadım,yaşattım.Sizlerde kendi durumunuza,konumuza göre güvendiğiniz kişilerle,güvenilir mekanlarda,yerlerde,bölgelerde bu gibi şeyleri yaşayabilirsiniz...

Slave Training


Sex-Slavery-Training


Sex-Submission-Training


Slave traning-2


Slave traning...


Bdsm parti ortamlarından,minik bir alıntı...




Bdsm ortamlarından minik alıntılar,kısa bir film...

25 Nisan 2013 Perşembe

Bondage

Bondage..Kölelik,esaret,tutsatlık anlamlarında çevrilebilecek bir kelimedir.Bdsm'de temel taşlardan biri,yaygın olarak kullanılan bir sistem,uygulama ve durumdur.Hatta zaman içinde pek çok formasyonu gelişmiştir denebilir.Alt başlıkları çok olan geniş bir konudur.Kimileri karşı tarafı ruhen,aklen esir alma yoluna gider,kimileri bedensel esaret,kimileri ise tümden karşı tarafı köle,tutsak olarak kendine ilhak eder.Farklı yöntem ve uygulayış biçimleri vardır.Sub-slave kişi kendini adayacağı,o'nu yönetecek bir güce ait olmak,teslimiyet sunmak ister,bu durumun tümden hali bir kölelik,esarettir.Ancak bu gönüllü bir kölelik ve esarettir.Kendinden üstte bir güce,bir yapıya kendini teslim etme,sunma,yönetilme,esaret durumudur.

Fiziksel bondage:Zincir,ip,herhangi bir başka bağlamaya yarayacak çorap,bez parçası,kelepçe vb. ile yapılan bir bondage türüdür.Olay fiziksel bağlamaya dayanır yani uzuvlar,vücudun belli bölgeleri kelepçe,zincir,ip,çorap vb. gibi şeylerle bağlanıp kişi etkisiz,esir duruma getirilir.Bu bir çeşit zorlama kökenli esir etme durumudur.Eskiden gerçek köleler zincir,kelepçe gibi şeylerle bağlanırdı.Kaçmamaları için,esir-köle oldukları anlaşılsın gibi nedenlerden dolayı,bağlanırlar ve hareketleri kısıtlanırdı.Kölelerde zamanla bu esaret imgelerine psikolojik olarak alışır ve esir-köle olduklarını bilinçaltlarında kabullenirlerdi.Fakat günümüzde zoraki,zorunlu kölelik,esaret olmadığı için,gönüllü esarete ve yönetmeye dayalı Bdsm ilişkilerinde kişiyi bağlamak,etkisizleştirmek bir fantazi ve zihinsel eğitim,uygulama unsuru olarak kullanılmaktadır.

Mental-ruhsal bağlama,esaret,yönetme:Kişiyi mental-ruhsal yönden kendine bağlamak,esir etmek,tutsak etmektir.İtaatkar ya da köle kişi ait olduğu,olacağı güce,kişiye mental,ruhsal yönden teslim olur ve esaretini kabullenmiş şekilde köle olarak,itaatkar olarak yaşar..

Bound:Sınırlamak,bağlı,zorundalık,hareket alanını kısıtlamak.Yani esir edilmiş kişiyi kısıtlamak,birşeylere zorunda bırakmak,sınırlamak.Hareket alanını,psikolojisini,serbestçe hareket etmesini kısıtlamak,kontrol altında tutmak,esir etmek...

Pek çok farklı Bondage çeşidi olmakla birlikte temel noktalar bunlar.Kısıtmalak,esir etmek,zorlamak,bağlamak,tutsak etmek.Hem fiziksel,hem mental,hem ruhsal esir,tutsak etmek,yönetmek,baskılamak.

Farklı ve güzel bir deneyim,itaatkar-köle kişiyi baskılamak,yönetmek,esir,köle etmek adına farklı,geniş,derin bir alan ve keyifli bir Bdsm uygulaması.Bdsm ilişkisi yaşayan kişiler arasında yaşanabilecek bir uygulama ve Bdsm aksiyonu.






Humiliation:Küçük düşürme, küçük düşme, aşağılama, rezil etme, alçaltma



Humiliation;kelime anlamı: Küçük düşürme, küçük düşme, aşağılama, rezil etme, alçaltma...Kelime itibarı ve kökeni ile pek çok anlama gelen,gelebilen bir durum,olay...

Öncelikle bu durumun genel insani psikolojisinden ve yönlerinden sonrasında ise Bdsm'de ki uygulaması ve yerinden bahsedeceğim...

Hemen her insan ''aşağılanma,küçük düşürülme,utandırılma'' denince bu durumu kabul etmeyecektir.Hatta sert çıkışlar yapacak,direnecek,itiraz edecektir.Lakin insanın yaradılışında var olan duygu ve dürtülerden biri de baskılanma,utanmadır.Utanma bir duygu durumdur.''Utanma da'' acı,sevinç,ağlamak,üzülmek,neşelenmek gibi bir duygudur .Nasıl ki insanlar acı çekmek,mutsuz olmak,üzülmek istemiyorsa utanmaktan da hoşlanmaz.Fakat insanlar nasıl ki her an mutlu,keyifli,neşeli olamıyor bazen istemese de acı çekiyor,üzülüyor,mutsuz oluyorsa her ne kadar utanmak istemese de hayat içinde,ikili ilişkilerde,toplum içinde bazen ''utanma'' duygusunu fazlasıyla yaşayabiliyorlar.


Pek çok konu ve insan psikolojisinde olduğu gibi utanmakta aslında ego ile alakalı bir duygu durumdur.Egolarında ve bilinçlerinde ''utanma'' duygusunu aşmış insanlar bu durumla kolaylıkla başa çıkabilir.Örnek vermek gerekirse,bir kadın dekolte ya da mini giymekten ''utanıyorken'' bir başka kadın bunları yapmaktan ''utanmıyor'' hatta keyif alıyor olabilir.Utanma duygusu en ağır etkiyi ''kendine güvenen,pek çok şeyi aşmış,özgüveni tavan'' olan insanlarda daha büyük etki yapmaktadır..


Tarih boyunca hükümdarlar,yöneticiler,güçlü konumdaki kişiler insanlara güç gösterisi ve kişisel tatmin ve zevk için ''humiliation'' uygulamıştır..Bunlar genelde savaş,kaos,çatışma zamanlarında ön plana çıkmıştır.Halk içinde çıplak gezdirme,teşhir etme,aşağılama,alay etme,komik kıyafetlere büründürme,üstlerine pislik,içki,yemek artığı dökme-atma en bilinen ''humiliation'' yöntemlerindendir...


Utanma,ürkme duygusu insanda kan akışının değişmesi,sinirlerin uyarılması,nabzın değişmesi netincesinde adrenalin,endorfin,serotonin gibi hormonların salgılanmasını sağlar...

''Adrenalin''  :Heyecan ve korku durumunda adrenalin salgılanması artar.Kan damarlarını genişletir. Acı hissini azaltır.

''Endorfin'': Hormonun işlevi, ağrının şiddetini azaltmak ve vücuda daha az rahatsızlık vermesini sağlamak için sinirleri uyuşturmaktır.''Mutluluk hormonu'' olarak da anılır. ''Heyecan'', ağrı, egzersiz, baharatlı yiyecek tüketimi, ''seks ve orgazm'' gibi durumlarda salınımı artış gösterir.

 ''Serotonin'': İnsanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir hormondur.

Yani humiliation;utanma,aşağılanma,rezil etme,alçaltma durumları insanın heyecan duymasını,hormonların salgılanmasını,beynin harekete geçmesini,kan akışının değişmesini sağlar.Yani bir nevi heyecan,zevk,farklı hisler yaratır.Bilinçüstü durumda aşağılanma kötüdür,kötü  hissettir,bilinçaltı durumda ise farkında olunmayan zevklerin dürtüsüdür.

Şimdi Bdsm açısından bu zevke,duruma bakalım...

Küçük düşürme ya da tezlil etme kelime anlamı olarak, karşıdakini hakir görme, onun duruşunu veya prestijini küçümseme fiilidir. Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır. Küçük düşürme, insan egosunu aşağıladığı için genellikle pek hoş olmayan gibi gelen ama bunu yaşayan sub-slave kişiler tarafından keyifli bir durum olarak algılanır.

Kişinin kendini küçük düşürmesi;

Küçük düşürme bir başka kişinin varlığını gerektirmez; kişinin kendi duruşunu kabul etme ve sahte gururu reddetme şeklinde de ortaya çıkabilir.

Başkalarını küçük düşürme;

Bir kişinin başka birisi tarafından küçük düşürülmesi, ekseriyetle diğerleri üzerinde güç iddia etmenin bir yolu olarak kullanılır ve baskının bilinen bir formudur. Ancak, cinsel küçük düşürme oyunlarında partner ile önceden yapılmış bir antlaşmanın parçası tarzında, tarafların rızası ile de olabilir. Her iki durumda da sadizm ve mazoizm dürtüleri ön plandadır.

Pek çok sub-slave karakter,ruh,yapı aslında bir o kadar hayat içinde,sosyal çevrede dik duran,güçlü görünümlü kişilerdir.İş hayatında,sosyal hayatta onlar yönetir ama içlerinde yönetilme arzuları vardır.Bu bağlamda iş hayatında,sosyal hayatta güçlü,özgüvenli vb. yapıda olan biri aşağılanmayı,utandırılmayı kabul etmeyecektir,fakat bunu yaşadığı an hissettiği farkılılık hissi adeta bir alışkanlık yapar.Bir kaç kölemden örnek vereyim.

Kölem ya da itaatkarlarım ile sadece dört duvar arasında değil toplum içinde de sosyalleşiyor,hayata aktif katılıyoruz.Bar,disco,restorant,konser,davetler vb. yerlere gidiyor,katılıyoruz.Pek çok köleme bazı durumlarda Külot giydirmem,miniler giydiririm,dekolte vb.Sonrasında diyelim metro'da,bar'da eteklerini olabildiğince sıyırıp teşhir etmelerini isterim.Bakışlar,merak,teşhir hissinin verdiği utanma,baskı dürtüsü hepsini heyecanlandırır.

Mesela bir köleme şöyle birşey yaptırmıştım.Misafirlerim gelecekti arkadaşlarım,ondan öncesinde kölem banyoda sabunladı,masaj yaptı,sonrasında elbiselerimi hazırladı.Ona da külot giymemesini,sütyen takmamasını,jartiyer çorap giymesini,mini etek giymesini emrettim.Arkadaşlarım geldiğinde yemek,alkol,sohbete daldık.Kölem de bir yandan bize hizmet ediyor,hazır da bekliyordu.Arkadaşlarım ve yakın çevrem Bdsm hayatı yaşadığımı,Master olduğumu bilir.Daha sonra köleme hazır olda,köşede beklemesini emrettim.İlk kez başkalarının yanında benden emir alıyordu.Heyecanlanmıştı.Yarım saat kadar sonra ise üstünü komple çıkarmasını,sadece altında mini etek,jartiyer çoraplı ve ayakkabılarıyla kalmasını emrettim.Hemen uyguladı.Refleks olarak ve utancından başını kaldıramıyordu,ellerini arkada birleştirmesini ve o şekilde köşede,ayakta,memeleri açıkta beklemesini,bir dahaki emrime kadar durmasını emrettim.Biz arkadaşlarımla o orada yokmuş gibi sohbetimize,içmemize,eğlenmemize devam ettik.Arada göz ucuyla köleme bakıyor hal ve davranışlarını süzüyordum.Daha sonra eteğini sıyırıp arkası bize dönük şekilde öne eğilmesini ve o halde durmasını emrettim,bir yarım saat kadar da öyle durdu.Arkadaşlar gittikten sonra biz bize kalınca sordum,ne hissettin,nasıldı diye...

''Efendim çok utandım,kendimi garip hissettim,kıpkırmızı oldum,kalbim küt küt attı ama bir yandan da değişik bir haz aldım,sulandım,memelerim uyarıldı'' yorumunda bulundu..

Bdsm'de ya da hayatın içinde aslında hiçbir şey göründüğü,bilindiği gibi değil.Ego,bilinçaltı,zevkler,tabular,ezberler,dürtüler,duygular herşey bir deneyim,farklı bir deneyim,farklı bir keyif...Ön yargılar ve peşin hükümler bunları engeller.Daha esnek ve ''deneyimleyici'' olmak her zaman faydalıdır...

Blog prensesleri-Egolar-Sürrealist Ütopyalar-Çelişik yaşamlar

Blog dünyasında dikkatimi çeken birşey oldu,daha doğrusu Bdsm ya da Sex blogları açan dişilerle ilgili dikkatimi çeken birşey...Ben Bdsm blogumu açalı dört ''4'' yıl oldu..Bdsm blogundan önce de başka bir blogum vardı,yani blog dünyasıyla tanışmam yaklaşık 7 yıllık bir süreç,bu Bdsm blogunu açmam ise 4 yıllık bir süreç..Bu süreçte özellikle Bdsm ve Sex blogu açan kinky,submissive,slave,sex düşkünü vb. dişiler (genç kızlar,olgun kadınlar,sevgilisi olan,evli,bekar,dul dişiler) diyebilirim ki % 90'i salt sanal,ve salt fantazi,hayal tatmini üzerine kurulu bir blog sevdası içinde.

Yani bir sanal dünya,sanal fantazi,sanal histeri,sanal yaşam egosu.Şuna kesin olarak inanıyorum ki sex,bdsm,kinky blogları olup onca şeyi yazan dişilerden çok çok çokkk azı gerçekten onları yaşıyor.Yani tüm yazılarında sürekli bir yaşanmışlıktan,realiteden,dürüstlükten,özgüvenden,farklılıktan bahsediyorlar ama çok çokk azı gerçekten böyle.Pek çoğu adeta bir sanal fantazi dünyası yaratmış ve o dünyada yaşıyor.Blogtan bana ulaşan pek çok sub-slave ile görüştüm,buluştum,ilişki yaşadım..Amaa sadece 3 tanesinin blogu vardı,evet 3..Diğer herkes sub-slave olmak,bdsm yaşamak için görüştüğüm pek çok dişi blogu olmayan,blog yazılarımı okuyan ve mail'den bana ulaşan,blog dünyasında yer almayan kişilerdi.Bu blog üzerinden görüştüğüm,ciddi bir bdsm ilişkisi yaşadığım,uzun süre birlikte olduğum,ismi lazım değil bir dişi vardı(ismini,cismini,konumunu,durumunu,blog ismini deşifre etmeyeceğim,bende olan bende kalır).Blog dünyasında olan belki de herkesin blog ismiyle söylediğimde tanıyacağı, bildiği,yüzlerce hatta binlerce takipçisi olan biriydi.Fakat blogta yazdıkları adeta A'dan Z'ye fantaziden ibaret olan,gerçek yaşamında evli olan,bambaşka gerçeklerin ve yalanların ortaya çıktığı biriydi.

Zaman zaman görüyorum sex,bdsm blogu olan bazı dişiler.Onlarca,yüzlerce takipçisi hatta fan'ları,hayranları var.Adeta bir hayran kitlesi oluşturmuşlar.Bu egolarını ve sanal fantazilerini tatmin etmeleri açısından güzel fakat yazdıkları,söyledikleri,düşledikleri ne kadar gerçek!? Ya da gerçekte bahsettikleri sürtük,submissive,slave kişiler mi!?

Bakıyorum onları takip eden pek çok kişi ve her yazdıklarına onlarca yorum.Hatta bdsm blogu açmış,sub-slave olduğunu ilan eden bir dişiye bdsm ile alakası olmayan,salt cinselliğe dair bazı ögeler ve yazılar var diye dadanan,yazan pek çok erkek var.Bu bir ironi,bir zıtlık,bir tezat,bir iletişimsizlik,bir karmaşa bence.Bdsm ile hiçç alakası olmayan kişilere,yorumlarına,bloglarına ayırdıkları vakti bu işi gerçekten bilen,uygulayan,yaşayan kişilere ayırabilirler.Oysa kendilerince oluşturdukları sanal gerçeküstücülük ve dünyalarında uğraştıkları kişiler,durumlar çok alakasız ve zıt.

Ben pek kimseyi takip etmem,fazla yorum yazmam,fazla ilgilenmem ki son 1 yıldır kendi bloguma bile doğru dürüst birşeyler yazmıyordum.Bakıyorum mevzubahis dişilerin bloglarını günlük,saatlik,dakikalık takip eden sex düşkünü bdsm ile alakası olmayan erkekler,ya da master olduğunu söyleyip her sub-slave olduğunu söyleyen dişiye sürekli asılanlar,yazanlar...Ben ki bu blogum 4 senedir var lakin başkalarına yazdığım yorumlar toplasanız 10'u geçmez bu 4 yıllık süreçte..

4 yıllık emek,hayata-bdsm'ye dair bilgi birikim,kültür,olgunluk,yaklaşım,gerçeklik adına net ve belli olan yazılarım,yorumlarım,düşüncelerim,yaklaşımım...Lakin fikirlerime,yazılarıma dair bir yorum yok,beğeni ya da eleştiri yok.Blogum bugüne kadar ''50 bin kişi'' tarafından ziyaret edilmiş,okunmuş...50 bin kişiiiiiiiii..Lakin yapılan yorumlar 5 tane ya var ya yok! Yani herkes İZLEYİCİ,KAÇAK DÖVÜŞEN..Bakıyor,okuyor,sonra köşesine çekiliyor.Anonim olarak,isimsiz,kimliksiz yorum yapmak bile zor geliyor.Oysa ki eminim,bu 50 bin kişi içinden en az bir % 20'si birşeyler ''öğrendi,cevabını aradığı bazı soruları buldu,hayatında uyguladı,faydalandı''...Eminim bir dişi olsam yazılarıma yapılan yorumlar,gelen mailler,takipçiler eksik olmazdı..!!! Bu da toplumun ve insanların iki yüzlülüğü ve bencilliğine ayrı bir örnek......

Eminim sex blogu,bdsm blogu açan bazı dişilerin götünde,peşinde dolansam,yazılar yorumlar yapsam,egolarını tatmin etsem karşılığı cici kızlık,yağcılık ve göstermelik saygı olacaktır...Eminim birilerini düşürmek için gece gündüz bloglarında yatsam,gece gündüz yorumlar yapsam,demagoji yapsam,şov yapsam bana olan yaklaşımlar daha farklı olacaktır..!

Farklı,değişik hissettiğini,olduğunu,alabildiğine özgür olduklarını söyleyen,her arzularını,fantazilerini alabildiğine yaşadığını iddia eden bu topluluk,bu dişiler her nedense iş bu gibi şeylere gelince bir anda masum,ürkek,çekingen,mesafeli kesiliyorlar...Bana ulaşanlar,saygı,beğeni belirtenler genelde ''Blog kullanıcısı OLMAYAN kişiler''..Mail atan,düşüncelerini söyleyen,fikir beyan eden,paylaşan kişiler %95 ''Blog kullanıcısı OLMAYAN kişiler'' Hatta sert üsluplu,kadınlara yönelik bazı yazılarımı okuyup ''KOYU FEMİNİST  ya da Lezbiyen olmalarına RAĞMEN'' şu şu konuda haklısın diyenler bile var...!! Feministlere,Lezbiyenlere bile bazı fikirlerimi kabul ettirip,takdir,yorum,beğeni alabiliyorumm AMA ne hikmetse aynı düşünceleri,zevkleri,felsefeyi paylaştığımız,aynı düzlemde olduğumuz ''Blog Prensesleri'' abazaların onların götlerini kaldırmasıyla ve egolarını şişirip tatmin etmesiyle fazla meşgul..!! Paylaşmak,selamlaşmak,sormak,danışmak,okudukları,beğendikleri bir yazıma-konuya yorum yapmak,tebrik etmek,saygı duymak zor geliyorrr...Oysa görüyorum ki gerek geçmişte,gerek şimdi yazılarımdan alıntı yapanlar,bir iki kelimeyi değiştirip ana fikri aynı olan konular,cümleler yazabiliyor.Hatta kimileri direkt ''komple yazılarımı,fikirlerimi alıp,modifiye edip kullanma izni istiyor'' ama bir takdir,saygı,selam,beğeni,yorum,teşekkür etmek zor geliyorrr...Kimbilir belki pek çokları fikirlerimi,ögelerimi,mantığımı beynine copy paste edip kullanıyorrrr...Ama hayatında uygulayarak ama modifiye edip kendininmiş gibi sunarakk...!İşte bu yüzdendir ki o aştım,çoştum,koptum,farklıyım,şöyleyim,böyleyim diyen ''Blog Prensesleri'' bana sahte ve sürrealist geliyor...

Ben yapı,karakter olarak dişilerin peşinde koşmayı,uğraşmayı,yalakalık yapmayı,düşürmek için sinsilik vb. yapmayı sevmeyen bir insanım..Hatta baktığımda pek çok erkek bir dişiye yükleniyor,peşinde koşuyor,iltifatlar yağdırıyorsa o dişiye selam vereceğim varsa bile vermiyorum,geri duruyorum...

Sanal dünya,blog dünyası,hayaller,fantaziler herkes tutturmuş bir yol gidiyor.Herşeyi gerçeküstü-sürrealist bir dille yazıyor,gösteriyor,sunuyor ve kendilerine yarattıkları ''sahte abaza'' kitleler ve ''hazırcı insan'' yığınlarıyla ''blog kardeşiliği,blog prensesliği,blog orospuluğu,blog riyakarlığı'' yaparak sürreal bir dünya düzleminde ilerliyorlar...Kim bilir belki bazıları gerçek hayatta yaşayamadıklarını ama yaşamak istediklerini blogta gerçekmiş gibi sunuyor,kimileri varolmayan gerçeklere kendini de inandırmış,kimileri ise saçma tiplerle uğraşmaktan aslolana,asıl konulara,kişilere odaklanamıyor...

Görünen o ki etraf riyakar ve sahte ruhlarla,hayalci ütopik dişilerle ve abaza erkeklerle dolu..Tüm bu sanal fantazi dünyasında,gerçekçi olanlar kimler anlamak zor ve çetrefilli..Lakin böyle olmasını sağlayan da kendileri...Yaa cesaretten,mantıktan,gerçeklikten,farklılıktan söz etmeyecekler ya da böyle olduklarını gerçekten belli edecekler,gerisi boş ve saçma...